sska on Ağustos 13th, 2009

istiklalmarsi

İstiklal Marşının Kabulu

23 Nisan 1920 günü Meclis açılmış. İstiklal harbi başlamış. Ordularımız, Anadolu’yu işgal edenlerle savaşıyor. Yunan ordusu Ankara yakınlarına kadar ilerlemiş. Meclis bu ortamda, yeni kurulan Türk Devleti için bir İstiklal Marşı hazırlatmak istiyor. 1920 yılı sonlarında bu amaçla bir şiir yarışması açılıyor.
Katılımcılara 6 ay süre veriliyor.
İstiklal Marşı yarışmasına bu süre içerisinde tam 724 şiir gönderiliyor. O zamanki adıyla Maarif Vekaleti, yani Milli Eğitim Bakanlığı, bu şiirleri değerlendirmek için bir komisyon kuruyor. O dönemin Türkiye’sinde iletişim olanaklarının neredeyse sıfır olduğu bir ülkede yarışmaya katılan 724 şiir tek tek okunuyor, içlerinden 6 şiir elemeyi geçip Meclis Matbaası tarafından bastırılıyor ve milletvekillerine dağıtılıyor.
Ayrıca kazanan şiir için 500 lira ödül var.
O zaman için çok büyük bir para.
O sırada Maarif Vekili olan Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Ankara’ da yaşayan ve aynı zamanda milletvekili olan ünlü şairimiz Mehmet Akif (Ersoy)’ dan da bir şiir istiyor.
Bunun üzerine Mehmet Akif Bey “Ben mebusum (milletvekiliyim), müsabakaya katılmam. Ama bir şiir yazıp size veririm” diyor.
Evinde yazmaya başlıyor ve “Kahraman ordumuza” ithaf ettiği şiir bittiğinde, Maarif Vekaleti’ ne teslim ediyor.
Böylece yarışmaya 7. şiir de katılmış oluyor.
Müsabaka sonuçlanıyor. Mehmet Akif Bey‘ in şiiri Meclis kürsüsünden Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey tarafından büyük bir coşkuyla okunuyor.
Büyük tezahürat ve alkışlar arasında ve oybirliği ile İstiklal Marşı olarak kabul ediliyor.
Tarih 12 Mart 1921.
İstiklal Marşı şiiri kabul edildikten hemen sonra, kürsüden bir kez daha okunuyor ve bütün milletvekilleri bu kez ayakta dinliyor. Meclis yetkilileri birkaç gün sonra Mehmet Akif Bey’ e 500 liralık para ödülünü vermeye geliyorlar. Almayı reddediyor.
“Ben müsabakaya girmedim. Bu para benim hakkım değildir ve bana ait değildir” diyor.
Meclis yetkilileri ısrar ediyor. “Bu parayı kasamızda tutamayız. Siz alın, isterseniz bir yere bağışlayın” diyorlar. Mehmet Akif Bey bunun üzerine parayı alıyor ve hastanede yatmakta olan gazilerimize bağışlıyor.
>>
İstiklal Marşımız…

Get the Flash Player to see this content.

>>
İstiklal Marşı Çocuk dilinden…
Get the Flash Player to see this content.

Marşlar:

Eski Ordu marşı
Go get Adobe Flash Player!
>>
Devlet marşı
Go get Adobe Flash Player!
>>
Estergon Kalası
Go get Adobe Flash Player!
>>
Ey Gaziler
Go get Adobe Flash Player!
>>
Ordu Duası
Go get Adobe Flash Player!
>>
Mehter marşı
Go get Adobe Flash Player!
>>
Ceddin Deden
Go get Adobe Flash Player!
>>
Eski Malazgirt marşı
Go get Adobe Flash Player!
>>
Hicaz Peşrevi
Go get Adobe Flash Player!
>>
İhtiyarlar
Go get Adobe Flash Player!
>>
Osmanpaşa
Go get Adobe Flash Player!
>>
Yine şahlanıyor
Go get Adobe Flash Player!

sska on Ağustos 2nd, 2011

Abdülhamid Hanın Çizdirdiği,Ortadoğu ile ilgili yeraltı zenginliklerini gösteren Haritaların saklandığı sandık yabancı ajanlar tarafından ele geçirilmeye kalkışılır.

Buna engel olmaya çalışan Gönüllü Türk Vatanseverler ile Ajanların mücadelesi…

 

Çok güzel bir yerli film…

Get the Flash Player to see this content.

Demokratik Hukuk Devletinde,Referandumun en kestirme tarifi,herhangi bir meseleyi halkın iradesine sunmaktır.Bu yolla halk, kendisine başvurulan konu hakkında tercihini beyan eder ki,bunun adı “MİLLİ İRADE” dir.

İleri batı Demokrasilerinde en yüksek organ işte budur. Yani MİLLİ İRADE…Referandum kavramı,demokratik hukuk devletlerinde mana bulur. Çok partili demokratik hayattan uzak,sivil ve katılımcı özelliklerinden yoksun bir sistemdeki adı Cumhuriyet olabilir. Referandumdan bahsetmek abesle iştigal etmekten başka birşey değildir. Dolayısıyla,Türkiye’nin 1982′de yaşadığı ilk Referandum deneyimi aynen bu kategoride değerlendirmek durumundadır.

Referandum demokratik bir kültürdür,bir yüce organdır.Başlıbaşına kocaman bir müessesedir.Biz millet olarak  böyle bir kültürü henüz özümseyebilmiş değiliz. Bu organı işletebilecek demokratik standartlarımız maalesef hali hazırda oluşmamış durumda. Bu durumun sorumlusu Türk insanı değildir,aksine ülkeyi yönetenlerdir. Daha doğrusu,demokrasiye habire müdahale eden darbeler ve darbecilerdir. Halkın iradesi her daim kayıt ve şart altında tutulmuştur. “HAKİMİYET KAYITSIZ VE ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” ibaresini bu millet,önündeki tank,top,tüfek,süngü ve asker şapkası görüntülerinin arkasında kaldığı için hiçbir dönem okuyamamıştır. Kör-topal,ağır-aksak yürüyen bir demokrasi ile elbetteki varılabilecek nokta bugün vardığımız kadar olacaktı.

Türk insanı referandum olayıyla ilk defa,1982 Anayasasının oylanmasında tanıştı. Adına Referandum denmesi mümkün olmayan bu durum,yüzde doksaniki gibi ezici bir çoğunluğun “evet” demesiyle neticelendi. Ne siyaset bilimi ve nede demokrasi tarihi bu olayı bir referandum olarak kabul etmemiştir ve etmeyecektirde. Zorbalığın ve despotluğun hükümdar olduğu bir dönemde,halkınızı zorla,tehditle sandığa göndereceksiniz ve bunun adına REFERANDUM diyeceksiniz. Yok böyle birşey!

Anayasa oylatırken aynı zamanda cumhurbaşkanlığınızıda bununla birlikte oylatmış olacaksınız. Yani, anayasayla birlikte kendinizide garanti altına almış olacaksınız. Nerde görülmüş böyle bir referandum olayı? Ölümü gösterip kansere razı ettiğiniz milletten çaldığınız yüzde doksaniki ile,kurduğunuz “MAGANDA YÖNETİMİ”nide akladığınızı sanacaksınız. Cinayetler,idamlar,işkenceler,zindanlar ve daha neler neler…ve büyük eseriniz 1982 ANAYASASI!

Otuz yıllık serüvenimiz…Hikmetinden sual olunamaz bu anayasası yüzünden millet otuz yıldır kan kusuyor. Bu millet bu anayasa ve onun neticesi oluşan müesseseler sayesinde,öz yurdunda garip,öz vatanında parta bir hayat sürdürüyor.

— Tek tip insan yetiştirme,

— Resmi ideoloji davasına ülke ekonomisini israf ve talan etme,

— En önemlisi ise,” PKK-TERÖR BELASI ve BÖLÜCÜLÜK” bu dönemin türevleridir.

Dahası var…

Bu Anayasanın mimarları,melanet ve marifetlerine kılıf olarak her daim “Atatürkçü düşünce” yi giydirdiler. Bu sihirli iki sözcüğün arkasına sığındılar. Oradan Türkiye’ nin gündemine otuz yıldır “sorun yumagı” üretiyorlar. Otuz yıldır enerjimizi, bu sorunları çözme uğruna harcadık…Başörtüsü, irtica,laik,anti-laik, etnik kürtçülük,Alevilik- Sunnilik vs… bunlardan bazıları …

…ve bütün bunlar “vatanı ve milleti koruma ve kollama!” adına yapılıyor. Hedef resmi ideolojiyi egemen kılma… Bu uğurda herşey mübah. Andıçlar,e-muhtiralar,balyoz planları,yakamoz,ayışığı,sarıkız…daha neler neler… ve bu otuz yıl içerisinde “GÜÇLÜ” bir orduya kavuştuk! Ordumuz güçlü olunca ne gariptir devletimizde güçlendi ve böylece” GÜÇLÜ ORDU-GÜÇLÜ TÜRKİYE” doruklarına ulaştık. Tabiki 1982 Anayasasıyla oldu bütün bunlar!…

Şimdi sormak lazım. Önümüzdeki bu tablonun görünen-görünmeyen başka mimarları,başka figüranları yokmu? Olmaz olurmu…Bazıların şımarıklıkları malum medya ve köşe yazarı kalemşörler,herfırsatta orduya göreve çağıran sözde ilim ve irfan sahibi akademisyenler,öğretim görevlileri,prof-muroflar…Yargıyı siyasallaştıran güruh…

Bazı yalaka bürokratlar,belediye başkanları vs…Benim vicdanımda asıl suçlu ve sorumlu bunlardır…

Nasrettin hocaya rivayet olunan o meşhur “ip itin eline geçti” fıkrasını bilenleriniz vardır sanırım.

Hoca bir cuma sohpetinde camide cemaate vaaz verecektir. Belki yanlış birşey söylerim endişhesiyle bir tedbir düşünür.Oğlunu kürsünün önüne oturtur.Halının altındanda bir ip düzeneği kurar.İpin bir ucu oğlunun elinde diğer ucu ise hocanın ayak baş parmağına bağlıdır. Önceden oğlunu tembihlemiştir. “Oğul,eğer kürsüde yanlış birşey konusursam ipi çek ve beni uyar” diye… Hoca konuşmasına başlar.Henüz bahsedeceği konuya dahi girmemiştir ki, ip çekilir Hoca konu değiştirir,ip yine çekilir.Bu durum habire devam eder. Nasrettin hoca ne yapacağına ne söyleyeceğine karar veremez. Oturduğu kürsüde ayağa kalkar ve cemaate şöyle seslenir ” Ey cemaat…şu anda ip itin eline geçti sizlere söyleyecek sözüm kalmadı. Vaazımı bitiriyorum…”

Nasrettin Hoca meselesinden ne anlatılmak istenildiği ortada.Fazla yoruma hacet yok…

“ANAMIZI ALAN KADI OLUNCA DERDİMİZİ KİME ANLATALIM” diyerek yeise kapılmaya,pes etmeye paydos…silkinme haykırma zamanıdır…Hatta kükreme zamanıdır.

Hazreti Mevlana diyor ki “Savaş (yani mücadele) bir an gelirki kaçınılmaz olur. Ne zaman? Kılıç denilen eline geçtiği zaman! Neden derseniz sebebi odur ki,elinde kılıç bulunan bir deli artık çok tehlikelidir. O kılıçla çok kötü işler yapmaya müsaittir. Mutlaka kılıcı onun elinden almak lazımdır.”

Kadıya rağmen,ite de, deliyede “DUR” demek zamanıdır.Yukarıda ipide kılıcıda ellerinden almak farz olmuştur. İşte 12 eylül 2010 günü bu hesapları görebileceğin gündür! Haclı ellerde senin,başta senindir…Gazan mübarek ola…

Ülkem ve ülkemin insanları icin böylesi hayatiyet arzeden bir konuda susup köşeme çekilmem. Hele hele “üç maymun” u oynamayı yaradılış felsefeme hakert sayarım. Ben Recep Öztürk’e asla ihanet etmem. Onun çizgisinden sapmayı utanç sayarım…Böyle bir utançla yaşamaktansa ölmeyi yeğlerim.

Benim için referandum 13 eylül 2010 sabahı Türkiye’nin güne nasıl “merhaba” diyeceğinin sorusuna cevabıdır. Ya “evet” deyip karanlığı parçalayacağız yada “hayır” deyip iyice zifiri karanlıklara bürüneceğiz.

Geleceğimizi şekillendirecek böylesine önemli bir meselede sağduyum galip geleceğine dair inancım yüksektir. Sandık başında vicdanların en doğru olanı işaret edeceğine inanıyorum.Esasen tek bir misal dahi mührün nereye vurulması gerektiğini göstermektedir.

CHP, “Hayırda hayır vardır.” sıloganıyla propaganda kanpanyasını yürütüyor. Bu CHP’ nin hangi zaman “hayır işleri” nde gözü kulağı olduki şimdi hayırdan sevaptan bahsediyor. Bu örnek bile tek başına referandumda “evet” demenin en hayırlı tercih olacağını göstermektedir.

CHP’ nin “HAYIR CEPHESİ” nin lokomotifi olması doğaldır. Bunun böyle olması geretiği zaten malumdur. Saltanatı çatırdıyor. Arka bahçesi olarak gördüğü kurumlar “TARAF” olmaktan, “YANDAŞ” olmaktan cıkıp normalleşiyor. Feryadı figan etmeleri bundan. Bağırıp çağırmaları boşuna değil. Bu kurumlar sayesinde devleti kuşatmışlardı. Her daim iktidar kendilerindeydi. Şimdi 12 eylül 2010 tarihi onların ebedi muhalefetlerinin başlangıcı olacak. Bundan dolayıdır ki hertürlü entrikaya bir kurtuluş reçetesi gibi sarılıyorlar. “GENEL AF ” söylemi, “BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNİ HALLEDECEĞİZ ” Palavrası hep bu çırpınışların eseri battıkça batıyorlar…Dahada batacaklar.

Ya MHP,

CHP lokomotifinin arkasına bağlanmış katarlardan biri olmayı nasıl içine sindirebiliyor. MHP’ yi yönetenler. Anlamak mümkün değil.

MHP’ yi yönetenler, CHP’ nin değirmenine su taşımanın bir büyük bedelle karşılık göreceğini hesap edemiyor mu?

MHP’ yi yönetenler, ülkücü hareketi topyekün yok etmeyi hedefleyen 12 eylül 1980 “MAGANDA YÖNETİMİ” nin zulmünü,zalimliğini,pervasızlığını,hayasız ve edepsizliğini hatırlıyor mu? Acaba bunları unuttu mu? Yoksa o karanlık günlerin üzerine süngermi çekti?

MHP’ yi yönetenler “RÜKÜŞAN HANIM” ın ülkücülere yönelik ağız dolusu hakaret ve küfürlerini ne çabuk unutmuşa benziyor. Ki, o RÜKÜŞAN hanıma “öteye git” diyen yoktu. Tavuğuna “hışşt” diyende yoktu. Oturduğu yerden, fol yok yumurta yok bize saldırı başlattı ve hemde bütün mukaddesatımızı işin içine katarak… Üstelik yaptığıda yanına kar kaldı. MHP’ yi yönetenler ne hikmetse o zamanda bu olay karşısında sus pus olmuştu.

Ne acıdır ki bugün MHP’yi yönetenler “evet diyeceğim” diyen ülkücülere hakaret yağdırıyor bütün bir ömrünü ve istikbalini bu yüce dava uğruna feda etmiş, çile ve ızdırapla yoğrulmuş o güzel insanları “ESKİ ÜLKÜCÜ”,”BÜLBÜLLER” vs gibi ipe sapa gelmez etiketlerle yaftalamaya kalkıyorlar.

Birileri şu husuları iyi bilsin.

Bizler daha bıyığımız terlemeden bu hareketin saflarına katıldık. Birçoğumuzun yaşı 50-60 arasında. Bugün birşeyler söyleyemeyeceksek nezaman söyleyeceğiz? Söylersek eğer,sizler bizim ülkücülüğümüzü tartışmaya acacaksınız öyle mi? Ülkücülük hiçbir şahsın, zümrenin veya partinin tekelinde değildir. Kimsenin zimmetindede değildir. 12 eylül 1980 ‘i milad kabul edip öncesini ” ESKİ ÜLKÜCÜ ” diye isimlendirmek ülkücü harekete yapılabilecek en büyük kötülüktü 12 eylülü ve öncesini unutmak,buraları “es” geçmek ülkücü hareketin tarihini inkar etmektir.

Bu konuda en son söyleyeceğim husus şudur. Hiçkimse ülkücü hareketten büyük değildir. Aksini iddia edenler, bu hareketin asıl kahramanlarının toprağın altında yattığını bilsinler.Ülkücü hareket’in şanlı tarihini okusunlar.Ozaman kendilerinin bu hareketin neresinde olmaları gerektiğini belki kavramış ve anlamış olurlar.

ÜLKÜCÜLÜK ahde-vefa gerektirir fedakar bir nesli “eski” diye niteleyip “onlar bizim yoldaşlarımızdır fakat yol arkadaşlarımız değildir” deyip dışlayan bir zihniyetin ahde-vefa taşımadığı ortada…Herkes bilsin ki, ülküçülüğü ölümüne yaşayan bu nesille ülkücü hareket altın çağını yaşamıştır. O nesil tarihe mührünü vurmuştur. Asıl olanda budur…

Recep öztürk eğer vatannın ve milletinin huzur ve selameti,mutlu ve mureffeh bir geleceği arzusu ve aşkı dısında bir arzu taşıyorsa,bir hesap içinde ise dili “LAL” ömrü ona “HARAM” Olsun.

Recep öztürkün parti pırıltılarıyla, makam ve mevkilerle işi olmaz. Onun işi “ülkücülük” tür. Vatan ve millet sevdasıdır.

Bütün çabamız ülkemizin darbelerden,muhturalardan,kısacası darbeci zihniyetten kurtulup temizlenmesidir. Hedefimiz, bireyleri özgür ve huzurlu, demokrasi standartları en ileri olan bir Türkiye’dir.

Darbe ve muhtiraların ülkemizin ekonomisine,siyasetine,kültür ve sosyal hayatına ne büyük zararlar verdiği hepimizin malumudur. Her darbe ve muhtıra ülkemizin en az elli yıl geriye götürmüştür. Anti demokratik rejimlerin, teröriter yönetim ve sistemlerin nedenli ağır bedeller ödettiğini anlatması bakımından merhum Alparslan Türkeş’ in şu veciz sözleri hep hatırlanmalıdır. Zihinlere kazınılmalıdır; “EN KÖTÜ DEMOKRASİ EN İYİ İHTİLALDEN DAHA İYİDİR”

Ülkücüleri 12 eylül 2010 günü büyük bir demokrasi sınavı bekliyor. Tarih ülkücülerin omuzlarına birkere daha ağır bir yük ve vebal yüklemiştir. Ülkücüler ogün tercihlerini kullanırken,şehit ülküdaşlarının aziz hatıralarını vicdanlarında taşıyarak sandığa gitmelidir.

12 eylül 2010 günü ülkücülerin partisi olmamalıdır. Ogün ülkücülerin sadece ve sadece ” BÜYÜK ÜLKÜ ” olmalıdır.

En ileri demokrasi standartlarına ulaşmış güçlü bir Türkiye, bireyleri özgür,mutlu ve zengin bir millet için “EVET” daha fazlasına ulaşmak için “yetmez ama evet…”

12 Eylül 2010 günü millet iradesini hiçe sayan cuntacılarla, oligarşik çetelerle,her fırsatta “ORDU GÖREVE” diye pankart açan, çığlıklar atan müstemleke sözde aydınlarla,yargıyı siyasallaştıran ve yargı erkini hoşuna gitmeyen kişi veya siyasilere karşı bir “FİRAVUN KILICI” gibi kullananlarla hesaplaşma günüdür. 12 eylül 2010 günü Anadolu insanı siyasette,ekonomide,bürokraside ve eğitimde kendisine ” VETO” uygulayan, “KIRMIZI KART” gösteren ” ÜSTÜNLER SINIFI”  ile, “ELİTLER ZÜMRESİ” ile yılların hesabını görme günüdür. Anadolu’nun “YETER ARTIK” demek günüdür.

12 eylül 2010 günü Anadolu insanına Vatan müdafası bahis konusu olduğunda en ön sıralarda çatışmayı ve ölmeyi bır lutuf gibi bahşeden,buna mukabil kendi yakınlarına bir yolunu bulup askerlik bile yaptırmayan,paylaşım ve mükafat mevzu bahis olduğunda kendilerini her daim hep en ön sıralarda gördüğümüz,içki sofralarında,balolarda hükümet kurup, hükümetler deviren ” HARAMZADE” lere ” DUR ” deme günüdür.

12 eylül 2010 günü halka rağmen siyaset yapanların,hakimiyeti kayıtlı ve şartlı olarak halka kullandıranların 60-70 yıllık rüyalarının,rengaren serüvenlerinin, ihtişamlı saltanatlarının sallandığı çatırdadığı gün olacaktır. Ve inşallah 12 eylül 2010 günü Türkiye ve Türk insanı için aydınlık bir gelecegin başlangıcı,miladi olacaktır.

Tabiki verilecek her evet oyu ile çarpık,kokuşmuş ve çürümüş vesayet düzenine yeniden bir çekidüzen vermenin kapını aralayacaktır.

Her “EVET” oyu kendisini “DEREBEYİ” sanan,bu ülkenin yegane ve tek sahibi sanan zihniyetin halka doğrulttuğu süngünün düşmesi demek olacaktır.

Her “EVET” oyu CHP surlarının, CHP kalelerinin ve saraylarının bir bir yıkılışını sağlayacaktır.

Her “EVET” oyu, millete zorla giydirilmeye çalışılan tek tip elbisenin yırtılıp parçalanmasına katkı saglayacaktır.

12 eylül 2010 günü,siyaset kurumunu komlo teorilerini ve senaryolar üzerine işleten parti ve kurumların,milletin şamarını enselerinde hissettikleri gün olacaktır.

12 eylül2010 günü verilecek her evet oyu seçilmişlerle atanmışlar arasındaki malum dengesiz farkıda ortadan kaldırmada belirleyici olacaktır. Böylelikle artık gelecek yeni dönemde,halkın seçtikleri bir adım önde Ankara’nın tayin ettikleri ise bir adım arkada durmayı bilir olacaktır.

12 eylül günü verilecek her evet oyu “OLİGARŞİK CUMHURİYET” ten “DEMOKRATİK CUMHURİYET” e geçişte bir köprü görevi yapmış olacaktır

12 eylül 2010 günü verilecek her evet oyu bugune kadar bu ülke için bir çivi dahi çakmamış CHP zihniyetinin ve o zihniyetin Türkiye ye enpoze etmeye devam ettiği darbeci statükacı ve dikta yanlısı bir egemen ideolojinin ülke gündeminden uzaklaştırılmasına vesile olacaktır.

Peki HAYIR dersek ne olur ?

Hayır demek, 1982 darbe Anayasasıyla yaşamaya devam edelim demektir. Güdülmeye,aşağılanmaya rıza göstermek demektir. Millet iradesini hiçe sayanlara, millete tuzak kuranlara Anadolu insanını “Göbeğini kaşıyan acayip varlıklar” olarak görenlere alkış tutmak demektir. Bir avuç mutlu azınlığın ülkemizi her alanda sömürmesine icazet vermek demektir.

“HAYIR” demek kendilerini “DEVLET” sanan “PADİŞAH” gören çete ve cuntacıların saltanatlarına onay vermek demektir. Onları daha güçlü ve egemen kılmak demektir. Zülme alkış tutmak,zalime yeniden fırsat ve imkan tanımak demektir.

“HAYIR” demek,CHP’ nin bugune değin sure gelen anti demokratik egemeliğine kurumları ele geçirerek oluşturduğu oligraşiye güç ve ivme kazandırmak demektir.

“HAYIR” demek, 12 eylül 1980 darbe yönetimini ve O’nun zulümlerini onaylamak demektir. Muhtıraları kabul etmek demektir. Halka kurulan tuzakları, fişlemeleri,darbe planlarını görmemezlikten gelmek demektir.

Velhasıl “HAYIR” demek,bu ülkeyi her alanda en az 50 yıl geriye itmek demektir. Meçhul ve bilinmezliğin kuyusuna atmak demektir.

12 eylül 2010 tarihi ülkücüler için sadece 12 eylül 1980 nin hesabını görme darbecilerle hesaplaşmak değildir. Bu referandumun ülkücüler icin önemi bir daha darbelerin yaşanmaması ve darbecilerin yargılanıp mahkum edilmeleridir. 85 yaşındaki bir “MELUN” un hapis yatması ülkücülerin hedefi ve arzusu olamaz. Buradaki ince çizgi şudur: Yargılanıp ceza alsınlarki,geriden gelenler birdaha darbe yapmayı göze almasın. Zaten 12 eylül 80 ihtilalini yapanlar gerek ülkücülerin ve gerekse kamuoyunun ezici çoğunluğunun vicdanında ömür boyu cezaya carptırılmışlardır. Gerisi teferruattır.

Ülkücüler referanduma,paketin bütününü kucaklayarak bakmalılar. Mevcut 26 maddenin hepsi önemlidir. Yeterlimidir derseniz, elbetteki hayır! Şayet referandumda evet oyları fazla çıkarsa ki evelallah çıkacaktır. Burada Türk insanı sadece kapının kilidini açmış oluyor demektir. Asıl beklenti 13 eylül 2010 tarihi itibariyle başlayacaktır.

Ülkücüler bir ibadet huşusu içerisinde sandığa gitmelidir. Ülkücü gençliği topyekün yok etmeyi hedefleyen 12 eylul 1980 “MAGANDA REJİMİ” ile ülkücüler ogün mamakların, C-5 lerin, selimiyelerin,maltepelerin ve Türkiye’ nin dört bir yanındaki hapishane ve işkence hanelerin ve orada yaşanan zulümlerin hesabını soracaktır. Sandığa bunun şuuru ve mesuliyeti içerisinde giceketir. Şehit ve gazilerin aziz hatıralarını tekrar yaşayarak,onlar için oy verecektir. Ve mutlaka “EVET” diyecektir.

Bu ” EVET” in maanası herhangi bir partiyi desteklemek veya diğerine karşı olmak olarak asla algılanmamalıdır.

12 eylül 2010 daki referanduma 1 haftadan az bir zaman kaldı. Geride bıraktıgımız kampanya müddetince,partilerin söylemlerine ve işledikleri konulara bir göz atacak olursak,konunun asıl mecrasından uzaklaştırıldığına ve başka başka meselelerle gündem oluşturulduğuna şahit olduk. Bilhassa CHP,bilgi kirliliği ve yalan dolan üzerine oturttuğu kampanyasından medet bekliyor. Muhallefet, böylesine ciddi bir meseleyi adeta bir “GÜVEN OYLAMASI” noktasına taşıdı. Dışardan bakan her insan, gündemde bir referandumun olduğunu bilmemiş olsa,mevcut tabloyu bir ” GENEL SEÇİM” zanneder.

Bu durumu muhallefet cephesi bilerek ve planlayarak oluşturdu. Hesap sahipleri referandum sayesinde iktidarı devirmeyi hedefliyor. Bu yolu en etkili ve tek yol olarak seçmişler besbelli. Türkiye’nin ve Tür insanının (yani halkın) çıkarlarının,huzur ve mutluluğunun bir önemi yok onlar için. Demokrasi, özgürlük,darbe,ergenekon,çeteler,oligarşi,işkenceler,idamlar,HSYK’nın taraflı yapısı,Anayasa mahkemesi,yargı oligarşisi, TSK’ daki oligarşik yapılanma gibi bir yığın mevzunun “HAYIR” cılar için hiçmi hiç önemi yok.

Önemli olan, bir takım güçlerin hesap ve menfaatleri! Önemli olan CHP-MHP dayanışması ve müstakbel bir kualisyon öyle değilmi?

CHP’nin ne yönetim kadrosu ve nede tabanı beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Bu birlikteliğe nasıl bakıyorlar diye merak bile etmiyorum. Benim için önemli olan MHP tabanının,ülkücülerin bu konuda ne düşündüğüdür eğer onlarda benim düşündüklerimi düşünüyor iseler,elbette cevap bekledikleri soruları olacaktır MHP’yi yönetenlerden.

MHP’ yi yönetenler RAHŞAN’i tanıyor mu? mukaddesatımıza ettiği küfürleri hatırlıyor mu?

MHP’yi yönetenler,ilk defa sistemli işkence olayını CHP’nin kendilerine yandaş ” POL-DER” li işkenceci polisler tarafından ülkücülere denediğini biliyorlar mı?

MHP’yi yönetenler, “ESKİ ÜLKÜCÜ” Diyerek dışladıkları ve “ONLAR YOL ARKADAŞIMIZ DEĞİLDİR!” Dediklerine karşılık yol arkadaşı olarak ” YOLDAŞ” olarak CHP yimi seçtiler?

MHP’yi yönetenler, MHP’nin kırk yıllık temel ilkelerini değiştirme gereğini hangi kriterlere göre yaptılar. Eksen kaymasına niçin,neden ve neye göre gerek gördüler?

MHP’ yi yönetenler yıllardır MHP2nin kaleleri olarak bilinen illeri,yöreleri neden başka partilere kaptırdılar? Bu bilerek yaratılan bir durummu? Eğer bilerek yapılmışsa, neden,niçin ve neye göre?

MHP’yi yönetenler,bugünedeğin Türkiye’nin meseleleriyle ilgili hangi plan,proje ve çözüm önerilerini gerçekleştirmişler?

MHP’yi yönetenlerin,Doğu ve Güneydoğu Anadolu,İç Anadolu ve Karadeniz poletikaları dondurucuyamı atılmış? Atılmışsa nezaman çıkarılacak?

MHP’yi yönetenler Ahde-vefa’dan ne anlıyor? Geçmişine nekadar sahip çıkıyor? Hapishanelerde 30 yıldır çile dolduran SEYFİ OKTAY madurları için, o ülkücüler için bugune kadar hangi girişimde bulundular?

…Ve MHP’yi yönetenler CHP’nin değirmenine su taşımayı nasıl içlerine sindirebiliyor? Sorular çoğaltılabilir… Gerek yok… Zaman,kimin haklı olduğunu gösterecektir.

sska on Eylül 5th, 2010

MADDE 1: Pozitif ayrımcılığın kapsamı genişletiliyor. Anayasa’nın 10. maddesine “Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” ibaresi ekleniyor.

MADDE 2: Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olacak. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilecek.

MADDE 3: Anayasa’nın ‘Seyahat Hürriyeti’ başlıklı 23. maddesine, “vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilecek.” ifadesi ekleniyor.

MADDE 4: Çocukların korunmasına yönelik yeni düzenleme getiriyor. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olacak. Devlet, her türlü istismara karşı, çocukları koruyucu tedbirleri alacak.

MADDE 5: Bir kişinin aynı zamanda ve aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olmasının yolunu açıyor.

MADDE 6: Memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınıyor.

MADDE 7: Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendikanın sorumlu tutulmasını öngörüyor. Siyasi amaçlı grev ve lokavt, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, iş yavaşlatma ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar kaldırılıyor.

MADDE 8 : (330 kabul oyuna ulaşamadığı için tekliften düştü.) Siyasi partilerin kapatılmasını Meclis’in iznine bağlıyordu.

MADDE 9: Kamu denetçiliği (ombudsman) kurumu oluşturuluyor.

MADDE 10: Milletvekilliğinin düşürülmesi uygulamasını kaldırıyor.

MADDE 11: Başkanlık Divanı 2. devre dönemin sonuna kadar görev yapacak.

MADDE 12: Yüksek Askeri Şura’nın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açılıyor.

MADDE 13: Anayasa’nın 128. maddesine memurlara tanınacak olan ‘toplu sözleşme hakkı’ yansıtılıyor.

MADDE 14: Memurlara yönelik uyarma ve kınama cezaları yargı denetimine açılıyor.

MADDE 15: Adalet hizmetleri ile savcıların idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığı’nca denetimi, adalet müfettişleri ile hakim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılacak.

MADDE 16: Askeri yargının görev alanı yeniden belirleniyor. Buna göre, askeri mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli olacak. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her durumda adliye mahkemelerinde görülecek. Siviller, savaş hali dışında askeri mahkemelerde yargılanamayacak.

MADDE 17: Anayasa Mahkemesi’nin yapısı yeniden düzenleniyor. Anayasa Mahkemesi 17 asıl üyeden oluşacak. 3 üyesini Meclis seçecek.

MADDE 18: Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresine limit getiriliyor. Üyeler, 12 yıl için seçilecek. Bir kişi 2 defa üyeliğe seçilemeyecek.

MADDE 19: Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuru hakkı tanınıyor. Meclis başkanı, genelkurmay başkanı, kuvvet komutanları ile jandarma genel komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan’da yargılanacak.

MADDE 20: Anayasa Mahkemesi iki bölüm ve genel kurul halinde çalışacak.

MADDE 21: Askerî Yargıtay üyelerinin disiplin ve özlük işlerinde askerlik hizmetinin gereklerine bakılmayacak. Bunun için hâkimlik teminatı esasları dikkate alınacak.

MADDE 22: Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri için de hâkimlik teminatı getiriliyor.

MADDE 23: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısı değiştiriliyor. Bu kapsamda, halen 7 olan HSYK’nın üye sayısı 22′ye çıkarılacak. Adalet bakanı olmaya devam edecek.

MADDE 24: ‘Ekonomik ve Sosyal Konsey’ Anayasa kapsamına alınıyor.

MADDE 25: 12 Eylül darbecilerine yargı yolu açılıyor. Anayasa’nın, 12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile bu dönemde kurulan hükümetler ve Danışma Meclisi’nde görev alanların yargılanmasını önleyen geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırılıyor.

MADDE 26: Üç geçici maddeden oluşan çerçeve madde, Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yapısıyla ilgili geçici düzenlemeleri içeriyor. Parti kapatmalarla ilgili geçici düzenleme ise 8. maddenin düşmesi çerçevesinde yeterli oyu alamayarak paketten çıktı.

12 EYLUL 2010 REFERANDUM DUZENLEMELERi

Madde 10 / Eski Hali

Herkes, dil, irk, renk, cinsiyet, siyasi dusunce, felsefi inanc, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayirim gozetilmeksizin kanun onunde esittir.
Kadinlar ve erkekler esit haklara sahiptir. Devlet, bu esitligin yasama gecmesini saglamakla yukumludur.
Hicbir kisiye, aileye, zumreye veya sinifa imtiyaz taninamaz.
Devlet organlari ve idare makamlari butun islemlerinde kanun onunde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadirlar.

Madde 10 / Yeni Hali

Herkes, dil, irk, renk, cinsiyet, siyasi dusunce, felsefi inanc, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayirim gozetilmeksizin kanun onunde esittir.
Kadinlar ve erkekler esit haklara sahiptir. Devlet, bu esitligin yasama gecmesini saglamakla yukumludur. ‘Bu maksatla alinacak tedbirler esitlik ilkesine aykiri olarak yorumlanamaz.’
‘Cocuklar, yaslilar, ozurluler, harp ve vazife sehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler icin alinacak tedbirler esitlik ilkesine aykiri sayilmaz.’
Hicbir kisiye, aileye, zumreye veya sinifa imtiyaz taninamaz.
Devlet organlari ve idare makamlari butun islemlerinde kanun onunde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadirlar.

Sonucu

Cocuklar, yaslilar, ozurluler, harp ve vazife sehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gazilerin her alanda avantajli olmalari saglanacak.

Madde 20 / Eski Hali

Herkes, ozel hayatina ve aile hayatina saygi gosterilmesini isteme hakkina sahiptir. Ozel hayatin ve aile hayatinin gizliligine dokunulamaz.

Milli guvenlik, kamu duzeni, suc islenmesinin onlenmesi, genel saglik ve genel ahlakin korunmasi veya baskalarinin hak ve ozgurluklerinin korunmasi sebeplerinden biri veya birkacina bagli olarak, usulune gore verilmis hakim karari olmadikca; yine bu sebeplere bagli olarak gecikmesinde sakinca bulunan hallerde de kanunla yetkili kilinmis merciin yazili emri bulunmadikca; kimsenin ustu, ozel kagitlari ve esyasi aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin karari yirmidort saat icinde gorevli hakimin onayina sunulur. Hakim, kararini el koymadan itibaren kirksekiz saat icinde aciklar; aksi halde, el koyma kendiliginden kalkar.

Madde 20 / Yeni Hali

Herkes, ozel hayatina ve aile hayatina saygi gosterilmesini isteme hakkina sahiptir. Ozel hayatin ve aile hayatinin gizliligine dokunulamaz.

Milli guvenlik, kamu duzeni, suc islenmesinin onlenmesi, genel saglik ve genel ahlakin korunmasi veya baskalarinin hak ve ozgurluklerinin korunmasi sebeplerinden biri veya birkacina bagli olarak, usulune gore verilmis hakim karari olmadikca; yine bu sebeplere bagli olarak gecikmesinde sakinca bulunan hallerde de kanunla yetkili kilinmis merciin yazili emri bulunmadikca; kimsenin ustu, ozel kagitlari ve esyasi aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin karari yirmidort saat icinde gorevli hakimin onayina sunulur. Hakim, kararini el koymadan itibaren kirksekiz saat icinde aciklar; aksi halde, el koyma kendiliginden kalkar.

Herkes, kendisiyle ilgili kisisel verilerin korunmasini isteme hakkina sahiptir. Bu hak; kisinin kendisiyle ilgili kisisel veriler hakkinda bilgilendirilme, bu verilere erisme, bunlarin duzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaclari dogrultusunda kullanilip kullanilmadigini ogrenmeyi de kapsar. Kisisel veriler, ancak kanunda ongorulen hallerde veya kisinin acik rizasiyla islenebilir. Kisisel verilerin korunmasina iliskin esas ve usuller kanunla duzenlenir.

Sonucu

Kisisel veriler ancak kanunlarla ongorulen hallerde veya kisilerin acik rizasi ile islenebilecek ve fislenme tarihe karisacak.

MADDE 23 / Eski Hali

Herkes, yerlesme ve seyahat hurriyetine sahiptir.
Yerlesme hurriyeti, suc islenmesini onlemek, sosyal ve ekonomik gelismeyi saglamak, saglikli ve duzenli kentlesmeyi gerceklestirmek ve kamu mallarini korumak;
Seyahat hurriyeti, suc sorusturma ve kovusturmasi sebebiyle ve suc islenmesini onlemek;
Amaclariyla kanunla sinirlanabilir.
Vatandasin yurt disina cikma hurriyeti, vatandaslik odevi ya da ceza sorusturmasi veya kovusturmasi sebebiyle sinirlanabilir.
Vatandas sinir disi edilemez ve yurda girme hakkindan yoksun birakilamaz.

MADDE 23 / Yeni Hali

Herkes, yerlesme ve seyahat hurriyetine sahiptir.
Yerlesme hurriyeti, suc islenmesini onlemek, sosyal ve ekonomik gelismeyi saglamak, saglikli ve duzenli kentlesmeyi gerceklestirmek ve kamu mallarini korumak;
Seyahat hurriyeti, suc sorusturma ve kovusturmasi sebebiyle ve suc islenmesini onlemek;
Amaclariyla kanunla sinirlanabilir.
Vatandasin yurt disina cikma hurriyeti, ancak suc sorusturmasi veya kovusturmasi sebebiyle hakim kararina bagli olarak sinirlanabilir.
Vatandas sinir disi edilemez ve yurda girme hakkindan yoksun birakilamaz.

Sonucu

Yurtdisina cikis ozgurlugu genisletilecek.

Madde 41 / Eski Hali

Aile, Turk toplumunun temelidir ve esler arasinda esitlige dayanir.

Devlet, ailenin huzur ve refahi ile ozellikle ananin ve cocuklarin korunmasi ve aile planlamasinin ogretimi ile uygulanmasini saglamak icin gerekli tedbirleri alir, teskilati kurar.

Madde 41 / Yeni Hali

Aile, Turk toplumunun temelidir ve esler arasinda esitlige dayanir.

Devlet, ailenin huzur ve refahi ile ozellikle ananin ve cocuklarin korunmasi ve aile planlamasinin ogretimi ile uygulanmasini saglamak icin gerekli tedbirleri alir, teskilati kurar.

Her cocuk, korunma ve bakimdan yararlanma, yuksek yararina acikca aykiri olmadikca, ana ve babasiyla kisisel ve dogrudan iliski kurma ve surdurme hakkina sahiptir.

Devlet, her turlu istismara ve siddete karsi cocuklari koruyucu tedbirleri alir.

Sonucu

Cocuklar, her turlu istismar ve siddete karsi daha fazla korunacak.

Madde 51 / Eski Hali

Calisanlar ve isverenler, uyelerinin calisma iliskilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve gelistirmek icin onceden izin almaksizin sendikalar ve ust kuruluslar kurma, bunlara serbestce uye olma ve uyelikten serbestce cekilme haklarina sahiptir. Hic kimse bir sendikaya uye olmaya ya da uyelikten ayrilmaya zorlanamaz.

Sendika kurma hakki ancak, milli guvenlik, kamu duzeni, suc islenmesinin onlenmesi, genel saglik ve genel ahlak ile baskalarinin hak ve ozgurluklerinin korunmasi sebepleriyle ve kanunla sinirlanabilir.

Sendika kurma hakkinin kullanilmasinda uygulanacak sekil, sart ve usuller kanunda gosterilir.

Ayni zamanda ve ayni is kolunda birden fazla sendikaya uye olunamaz.

Isci niteligi tasimayan kamu gorevlilerinin bu alandaki haklarinin kapsam, istisna ve sinirlari gordukleri hizmetin niteligine uygun olarak kanunla duzenlenir.

Sendika ve ust kuruluslarinin tuzukleri, yonetim ve isleyisleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarina aykiri olamaz.

Madde 51 / Yeni Hali

Calisanlar ve isverenler, uyelerinin calisma iliskilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve gelistirmek icin onceden izin almaksizin sendikalar ve ust kuruluslar kurma, bunlara serbestce uye olma ve uyelikten serbestce cekilme haklarina sahiptir. Hic kimse bir sendikaya uye olmaya ya da uyelikten ayrilmaya zorlanamaz.

Sendika kurma hakki ancak, milli guvenlik, kamu duzeni, suc islenmesinin onlenmesi, genel saglik ve genel ahlak ile baskalarinin hak ve ozgurluklerinin korunmasi sebepleriyle ve kanunla sinirlanabilir.

Sendika kurma hakkinin kullanilmasinda uygulanacak sekil, sart ve usuller kanunda gosterilir.

Ayni zamanda ve ayni is kolunda birden fazla sendikaya uye olunamaz.

Isci niteligi tasimayan kamu gorevlilerinin bu alandaki haklarinin kapsam, istisna ve sinirlari gordukleri hizmetin niteligine uygun olarak kanunla duzenlenir.

Sendika ve ust kuruluslarinin tuzukleri, yonetim ve isleyisleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarina aykiri olamaz.

Sonucu

Birden fazla sendikaya uye olma hakki saglanacak.

Madde 53 / Eski Hali

Isciler ve isverenler, karsilikli olarak ekonomik ve sosyal durumlarini ve calisma sartlarini duzenlemek amaciyla toplu is sozlesmesi yapma hakkina sahiptirler.

Toplu is sozlesmesinin nasil yapilacagi kanunla duzenlenir.

128 inci maddenin ilk fikrasi kapsamina giren kamu gorevlilerinin kanunla kendi aralarinda kurmalarina cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fikralari ile 54 uncu madde hukumlerine tabi olmayan sendikalar ve ust kuruluslari, uyeleri adina yargi mercilerine basvurabilir ve Idareyle amaclari dogrultusunda toplu gorusme yapabilirler. Toplu gorusme sonunda anlasmaya varilirsa duzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanir. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni duzenlemenin yapilabilmesi icin Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu gorusme sonunda mutabakat metni imzalanmamissa anlasma ve anlasmazlik noktalari da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fikranin uygulanmasina iliskin usuller kanunla duzenlenir.

Ayni isyerinde, ayni donem icin, birden fazla toplu is sozlesmesi yapilamaz ve uygulanamaz.

Madde 53 / Yeni Hali

Isciler ve isverenler, karsilikli olarak ekonomik ve sosyal durumlarini ve calisma sartlarini duzenlemek amaciyla toplu is sozlesmesi yapma hakkina sahiptirler.

Toplu is sozlesmesinin nasil yapilacagi kanunla duzenlenir.

128 inci maddenin ilk fikrasi kapsamina giren kamu gorevlilerinin kanunla kendi aralarinda kurmalarina cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fikralari ile 54 uncu madde hukumlerine tabi olmayan sendikalar ve ust kuruluslari, uyeleri adina yargi mercilerine basvurabilir ve Idareyle amaclari dogrultusunda toplu gorusme yapabilirler. Toplu gorusme sonunda anlasmaya varilirsa duzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanir. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni duzenlemenin yapilabilmesi icin Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu gorusme sonunda mutabakat metni imzalanmamissa anlasma ve anlasmazlik noktalari da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fikranin uygulanmasina iliskin usuller kanunla duzenlenir.

Ayni isyerinde, ayni donem icin, birden fazla toplu is sozlesmesi yapilamaz ve uygulanamaz.

Memurlar ve diger kamu gorevlileri, toplu sozlesme yapma hakkina sahiptirler.

Toplu sozlesme yapilmasi sirasinda uyusmazlik cikmasi halinde taraflar Kamu Gorevlileri Hakem Kuruluna basvurabilir. Kamu Gorevlileri Hakem Kurulu kararlari kesindir ve toplu sozlesme hukmundedir.

Toplu sozlesme hakkinin kapsami, istisnalari, toplu sozlesmeden yararlanacaklar, toplu sozlesmenin yapilma sekli, usulu ve yururlugu, toplu sozlesme hukumlerinin emeklilere yansitilmasi, Kamu Gorevlileri Hakem Kurulunun teskili, calisma usul ve esaslari ile diger hususlar kanunla duzenlenir.

Sonucu

Memur ve diger kamu gorevlilerine toplu sozlesme hakki saglanacak.

Madde 54 / Eski Hali

Toplu is sozlesmesinin yapilmasi sirasinda, uyusmazlik cikmasi halinde isciler grev hakkina sahiptirler. Bu hakkin kullanilmasinin ve isverenin lokavta basvurmasinin usul ve sartlari ile kapsam ve istisnalari kanunla duzenlenir.

Grev hakki ve lokavt iyi niyet kurallarina aykiri tarzda, toplum zararina ve milli serveti tahrip edecek sekilde kullanilamaz.

Grev esnasinda greve katilan iscilerin ve sendikanin kasitli veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan isyerinde sebep olduklari maddi zarardan sendika sorumludur.

Grev ve lokavtin yasaklanabilecegi veya ertelenebilecegi haller ve isyerleri kanunla duzenlenir.

Grev ve lokavtin yasaklandigi hallerde veya ertelendigi durumlarda ertelemenin sonunda, uyusmazlik Yuksek Hakem Kurulunca cozulur. Uyusmazligin her safhasinda taraflar da anlasarak Yuksek Hakem Kuruluna basvurabilir. Yuksek Hakem Kurulunun kararlari kesindir ve toplu is sozlesmesi hukmundedir.

Yuksek Hakem Kurulunun kurulus ve gorevleri kanunla duzenlenir.

Siyasi amacli grev ve lokavt, dayanisma grev ve lokavti, genel grev ve lokavt, isyeri isgali, isi yavaslatma, verim dusurme ve diger direnisler yapilamaz.

Greve katilmayanlarin isyerinde calismalari, greve katilanlar tarafindan hicbir sekilde engellenemez.

Madde 54 / Yeni Hali

Toplu is sozlesmesinin yapilmasi sirasinda, uyusmazlik cikmasi halinde isciler grev hakkina sahiptirler. Bu hakkin kullanilmasinin ve isverenin lokavta basvurmasinin usul ve sartlari ile kapsam ve istisnalari kanunla duzenlenir.

Grev hakki ve lokavt iyi niyet kurallarina aykiri tarzda, toplum zararina ve milli serveti tahrip edecek sekilde kullanilamaz.

Grev esnasinda greve katilan iscilerin ve sendikanin kasitli veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan isyerinde sebep olduklari maddi zarardan sendika sorumludur.

Grev ve lokavtin yasaklanabilecegi veya ertelenebilecegi haller ve isyerleri kanunla duzenlenir.

Grev ve lokavtin yasaklandigi hallerde veya ertelendigi durumlarda ertelemenin sonunda, uyusmazlik Yuksek Hakem Kurulunca cozulur. Uyusmazligin her safhasinda taraflar da anlasarak Yuksek Hakem Kuruluna basvurabilir. Yuksek Hakem Kurulunun kararlari kesindir ve toplu is sozlesmesi hukmundedir.

Yuksek Hakem Kurulunun kurulus ve gorevleri kanunla duzenlenir.

Siyasi amacli grev ve lokavt, dayanisma grev ve lokavti, genel grev ve lokavt, isyeri isgali, isi yavaslatma, verim dusurme ve diger direnisler yapilamaz.

Greve katilmayanlarin isyerinde calismalari, greve katilanlar tarafindan hicbir sekilde engellenemez.

Sonucu

Grev hakkinin onundeki engeller kalkacak.

Madde 74 / Eski Hali

Vatandaslar ve karsiliklilik esasi gozetilmek kaydiyla Turkiye’de ikamet eden yabancilar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve sikayetleri hakkinda, yetkili makamlara ve Turkiye Buyuk Millet Meclisine yazi ile basvurma hakkina sahiptir.

Kendileriyle ilgili basvurmalarin sonucu, gecikmeksizin dilekce sahiplerine yazili olarak bildirilir.

Bu hakkin kullanilma bicimi kanunla duzenlenir.

Madde 74 / Yeni Hali

Vatandaslar ve karsiliklilik esasi gozetilmek kaydiyla Turkiye’de ikamet eden yabancilar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve sikayetleri hakkinda, yetkili makamlara ve Turkiye Buyuk Millet Meclisine yazi ile basvurma hakkina sahiptir.

Kendileriyle ilgili basvurmalarin sonucu, gecikmeksizin dilekce sahiplerine yazili olarak bildirilir.

Bu hakkin kullanilma bicimi kanunla duzenlenir.

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetcisine basvurma hakkina sahiptir.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanligina bagli olarak kurulan Kamu Denetciligi Kurumu idarenin isleyisiyle ilgili sikayetleri inceler.

Kamu Basdenetcisi Turkiye Buyuk Millet Meclisi tarafindan gizli oyla dort yil icin secilir. Ilk iki oylamada uye tam sayisinin ucte iki ve ucuncu oylamada uye tamsayisinin salt cogunlugu aranir. �cuncu oylamada salt cogunluk saglanamazsa, bu oylamada en cok oy alan iki aday icin dorduncu oylama yapilir; dorduncu oylamada en fazla oy alan aday secilmis olur.

Bu maddede sayilan haklarin kullanilma bicimi, Kamu Denetciligi Kurumunun kurulusu, gorevi, calismasi, inceleme sonucunda yapacagi islemler ile Kamu Basdenetcisi ve kamu denetcilerinin nitelikleri, secimi ve ozluk haklarina iliskin usul ve esaslar kanunla duzenlenir.

Sonucu

Idarenin her turlu is ve eyleminden dolayi haksizliga ugrayan vatandaslarin basvurabilecegi Kamu Denetciligi Kurumu hayata gececek.

Madde 84 / Eski Hali

Istifa eden milletvekilinin milletvekilliginin dusmesi, istifanin gecerli oldugu Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanlik Divaninca tespit edildikten sonra, Turkiye Buyuk Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlastirilir.

Milletvekilliginin kesin hukum giyme veya kisitlanma halinde dusmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararinin Genel Kurula bildirilmesiyle olur.

82 nci maddeye gore milletvekilligiyle bagdasmayan bir gorev veya hizmeti surdurmekte israr eden milletvekilinin milletvekilliginin dusmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu uzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.

Meclis calismalarina ozursuz veya izinsiz olarak bir ay icerisinde toplam bes birlesim gunu katilmayan milletvekilinin milletvekilliginin dusmesine, durumun Meclis Baskanlik Divaninca tespit edilmesi uzerine, Genel Kurulca uye tam sayisinin salt cogunlugunun oyuyla karar verilebilir.

Partisinin temelli kapatilmasina beyan ve eylemleriyle sebep oldugu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya iliskin kesin kararinda belirtilen milletvekilinin milletvekilligi, bu kararin Resmi Gazetede gerekceli olarak yayimlandigi tarihte sona erer. Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanligi bu kararin geregini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.

Madde 84 / Yeni Hali

Istifa eden milletvekilinin milletvekilliginin dusmesi, istifanin gecerli oldugu Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanlik Divaninca tespit edildikten sonra, Turkiye Buyuk Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlastirilir.

Milletvekilliginin kesin hukum giyme veya kisitlanma halinde dusmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararinin Genel Kurula bildirilmesiyle olur.

82 nci maddeye gore milletvekilligiyle bagdasmayan bir gorev veya hizmeti surdurmekte israr eden milletvekilinin milletvekilliginin dusmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu uzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.

Meclis calismalarina ozursuz veya izinsiz olarak bir ay icerisinde toplam bes birlesim gunu katilmayan milletvekilinin milletvekilliginin dusmesine, durumun Meclis Baskanlik Divaninca tespit edilmesi uzerine, Genel Kurulca uye tam sayisinin salt cogunlugunun oyuyla karar verilebilir.

Partisinin temelli kapatilmasina beyan ve eylemleriyle sebep oldugu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya iliskin kesin kararinda belirtilen milletvekilinin milletvekilligi, bu kararin Resmi Gazetede gerekceli olarak yayimlandigi tarihte sona erer. Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanligi bu kararin geregini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.

Sonucu

Milletin verdigi milletvekilligi gorevini ancak millet geri alabilecek.

Madde 94 / Eski Hali

Turkiye Buyuk Millet Meclisinin Baskanlik Divani, Meclis uyeleri arasindan secilen Meclis Baskani, Baskanvekilleri, Katip �yeler ve Idare Amirlerinden olusur.

Baskanlik Divani, Meclisteki siyasi parti gruplarinin uye sayisi oraninda Divana katilmalarini saglayacak sekilde kurulur. Siyasi parti gruplari Baskanlik icin aday gosteremezler.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanlik Divani icin, bir yasama doneminde iki secim yapilir. Ilk secilenlerin gorev suresi iki, ikinci devre icin secilenlerin gorev suresi uc yildir.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskan adaylari, meclis uyeleri icinden, Meclisin toplandigi gunden itibaren bes gun icinde, Baskanlik Divanina bildirilir. Baskan secimi gizli oyla yapilir. Ilk iki oylamada uye tam sayisinin ucte iki ve ucuncu oylamada uye tamsayisinin salt cogunlugu aranir. �cuncu oylamada salt cogunluk saglanamazsa, bu oylamada en cok oy alan iki aday icin dorduncu oylama yapilir; dorduncu oylamada en fazla oy alan uye, Baskan secilmis olur. Baskan secimi, aday gosterme suresinin bitiminden itibaren, bes gun icinde tamamlanir.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanvekillerinin, Katip �yelerinin ve Idare Amirlerinin adedi, secim nisabi, oylama sayisi ve usulleri, Meclis Ictuzugunde belirlenir.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskani, Baskanvekilleri, uyesi bulunduklari siyasi partinin veya parti grubunun Meclis icinde veya disindaki faaliyetlerine; gorevlerinin geregi olan haller disinda, Meclis tartismalarina katilamazlar; Baskan ve oturumu yoneten Baskanvekili oy kullanamazlar.

Madde 94 / Yeni Hali

Turkiye Buyuk Millet Meclisinin Baskanlik Divani, Meclis uyeleri arasindan secilen Meclis Baskani, Baskanvekilleri, Katip �yeler ve Idare Amirlerinden olusur.

Baskanlik Divani, Meclisteki siyasi parti gruplarinin uye sayisi oraninda Divana katilmalarini saglayacak sekilde kurulur. Siyasi parti gruplari Baskanlik icin aday gosteremezler.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanlik Divani icin, bir yasama doneminde iki secim yapilir. Ilk secilenlerin gorev suresi iki, ikinci devre icin secilenlerin gorev suresi ise o yasama doneminin sonuna kadar devam eder.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskan adaylari, meclis uyeleri icinden, Meclisin toplandigi gunden itibaren bes gun icinde, Baskanlik Divanina bildirilir. Baskan secimi gizli oyla yapilir. Ilk iki oylamada uye tam sayisinin ucte iki ve ucuncu oylamada uye tamsayisinin salt cogunlugu aranir. �cuncu oylamada salt cogunluk saglanamazsa, bu oylamada en cok oy alan iki aday icin dorduncu oylama yapilir; dorduncu oylamada en fazla oy alan uye, Baskan secilmis olur. Baskan secimi, aday gosterme suresinin bitiminden itibaren, bes gun icinde tamamlanir.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanvekillerinin, Katip �yelerinin ve Idare Amirlerinin adedi, secim nisabi, oylama sayisi ve usulleri, Meclis Ictuzugunde belirlenir.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskani, Baskanvekilleri, uyesi bulunduklari siyasi partinin veya parti grubunun Meclis icinde veya disindaki faaliyetlerine; gorevlerinin geregi olan haller disinda, Meclis tartismalarina katilamazlar; Baskan ve oturumu yoneten Baskanvekili oy kullanamazlar.

Sonucu

TBMM Baskanlik Divani’nin gorev suresi duzenlenecek.

Madde 125 / Eski Hali

Idarenin her turlu eylem ve islemlerine karsi yargi yolu aciktir. (Ek hukum: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz sartlasma ve sozlesmelerinde bunlardan dogan uyusmazliklarin milli veya milletlerarasi tahkim yoluyla cozulmesi ongorulebilir. Milletlerarasi tahkime ancak yabancilik unsuru tasiyan uyusmazliklar icin gidilebilir.

Cumhurbaskaninin tek basina yapacagi islemler ile Yuksek Askeri ��ranin kararlari yargi denetimi disindadir.

Idari islemlere karsi acilacak davalarda sure, yazili bildirim tarihinden baslar.

Yargi yetkisi, idari eylem ve islemlerin hukuka uygunlugunun denetimi ile sinirlidir. Yurutme gorevinin kanunlarda gosterilen sekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kisitlayacak, idari eylem ve islem niteliginde veya takdir yetkisini kaldiracak bicimde yargi karari verilemez.

Idari islemin uygulanmasi halinde telafisi guc veya imkansiz zararlarin dogmasi ve idari islemin acikca hukuka aykiri olmasi sartlarinin birlikte gerceklesmesi durumunda gerekce gosterilerek yurutmenin durdurulmasina karar verilebilir.

Kanun, olaganustu hallerde, sikiyonetim, seferberlik ve savas halinde ayrica milli guvenlik, kamu duzeni, genel saglik nedenleri ile yurutmenin durdurulmasi karari verilmesini sinirlayabilir.

Idare, kendi eylem ve islemlerinden dogan zarari odemekle yukumludur.

Madde 125 / Yeni Hali

Idarenin her turlu eylem ve islemlerine karsi yargi yolu aciktir. (Ek hukum: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz sartlasma ve sozlesmelerinde bunlardan dogan uyusmazliklarin milli veya milletlerarasi tahkim yoluyla cozulmesi ongorulebilir. Milletlerarasi tahkime ancak yabancilik unsuru tasiyan uyusmazliklar icin gidilebilir.

Cumhurbaskaninin tek basina yapacagi islemler ile Yuksek Askeri ��ranin kararlari yargi denetimi disindadir. Ancak, Yuksek Askeri ��ranin terfi islemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayirma haric her turlu ilisik kesme kararlarina karsi yargi yolu aciktir.

Idari islemlere karsi acilacak davalarda sure, yazili bildirim tarihinden baslar.

Yargi yetkisi, idari eylem ve islemlerin hukuka uygunlugunun denetimi ile sinirli olup, hic bir surette yerindelik denetimi seklinde kullanilamaz. Yurutme gorevinin kanunlarda gosterilen sekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kisitlayacak, idari eylem ve islem niteliginde veya takdir yetkisini kaldiracak bicimde yargi karari verilemez.

Idari islemin uygulanmasi halinde telafisi guc veya imkansiz zararlarin dogmasi ve idari islemin acikca hukuka aykiri olmasi sartlarinin birlikte gerceklesmesi durumunda gerekce gosterilerek yurutmenin durdurulmasina karar verilebilir.

Kanun, olaganustu hallerde, sikiyonetim, seferberlik ve savas halinde ayrica milli guvenlik, kamu duzeni, genel saglik nedenleri ile yurutmenin durdurulmasi karari verilmesini sinirlayabilir.

Idare, kendi eylem ve islemlerinden dogan zarari odemekle yukumludur.

Sonucu

Yuksek Askeri �ura kararlarina yargi yolu acilacak.

Madde 128 / Eski Hali

Devletin, kamu iktisadi tesebbusleri ve diger kamu tuzel kisilerinin genel idare esaslarina gore yurutmekle yukumlu olduklari kamu hizmetlerinin gerektirdigi asli ve surekli gorevler, memurlar ve diger kamu gorevlileri eliyle gorulur.

Memurlarin ve diger kamu gorevlilerinin nitelikleri, atanmalari, gorev ve yetkileri, haklari ve yukumlulukleri, aylik ve odenekleri ve diger ozluk isleri kanunla duzenlenir.

�st kademe yoneticilerinin yetistirilme usul ve esaslari, kanunla ozel olarak duzenlenir.

Madde 128 / Yeni Hali

Devletin, kamu iktisadi tesebbusleri ve diger kamu tuzel kisilerinin genel idare esaslarina gore yurutmekle yukumlu olduklari kamu hizmetlerinin gerektirdigi asli ve surekli gorevler, memurlar ve diger kamu gorevlileri eliyle gorulur.

Memurlarin ve diger kamu gorevlilerinin nitelikleri, atanmalari, gorev ve yetkileri, haklari ve yukumlulukleri, aylik ve odenekleri ve diger ozluk isleri kanunla duzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara iliskin toplu sozlesme hukumleri saklidir.

�st kademe yoneticilerinin yetistirilme usul ve esaslari, kanunla ozel olarak duzenlenir.

Sonucu

Memurlara toplu sozlesme hakki verilecek.

Madde 129 / Eski Hali

Memurlar ve diger kamu gorevlileri Anayasa ve kanunlara sadik kalarak faaliyette bulunmakla yukumludurler.

Memurlar ve diger kamu gorevlileri ile kamu kurumu niteligindeki meslek kuruluslari ve bunlarin ust kuruluslari mensuplarina savunma hakki taninmadikca disiplin cezasi verilemez.

Uyarma ve kinama cezalariyla ilgili olanlar haric, disiplin kararlari yargi denetimi disinda birakilamaz.

Silahli Kuvvetler mensuplari ile hakimler ve savcilar hakkindaki hukumler saklidir.

Memurlar ve diger kamu gorevlilerinin yetkilerini kullanirken isledikleri kusurlardan dogan tazminat davalari, kendilerine rucu edilmek kaydiyla ve kanunun gosterdigi sekil ve sartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine acilabilir.

Memurlar ve diger kamu gorevlileri hakkinda isledikleri iddia edilen suclardan oturu ceza kovusturmasi acilmasi, kanunla belirlenen istisnalar disinda, kanunun gosterdigi idari merciin iznine baglidir.

Madde 129 / Yeni Hali

Memurlar ve diger kamu gorevlileri Anayasa ve kanunlara sadik kalarak faaliyette bulunmakla yukumludurler.

Memurlar ve diger kamu gorevlileri ile kamu kurumu niteligindeki meslek kuruluslari ve bunlarin ust kuruluslari mensuplarina savunma hakki taninmadikca disiplin cezasi verilemez.

Silahli Kuvvetler mensuplari ile hakimler ve savcilar hakkindaki hukumler saklidir.

Memurlar ve diger kamu gorevlilerinin yetkilerini kullanirken isledikleri kusurlardan dogan tazminat davalari, kendilerine rucu edilmek kaydiyla ve kanunun gosterdigi sekil ve sartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine acilabilir.

Memurlar ve diger kamu gorevlileri hakkinda isledikleri iddia edilen suclardan oturu ceza kovusturmasi acilmasi, kanunla belirlenen istisnalar disinda, kanunun gosterdigi idari merciin iznine baglidir.

Disiplin kararlari yargi denetimi disinda birakilamaz.

Sonucu

Memurlara verilen disiplin cezalarina yargi yolu acilacak.

Madde 144 / Eski Hali

Hakim ve savcilarin gorevlerini; kanun, tuzuk, yonetmeliklere ve genelgelere (Hakimler icin idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapip yapmadiklarini denetleme; gorevlerinden dolayi veya gorevleri sirasinda suc isleyip islemediklerini, hal ve eylemlerinin sifat ve gorevleri icaplarina uyup uymadigini arastirma ve gerektiginde haklarinda inceleme ve sorusturma, Adalet Bakanliginin izni ile adalet mufettisleri tarafindan yapilir. Adalet Bakani sorusturma ve inceleme islemlerini, hakkinda sorusturma ve inceleme yapilacak olandan daha kidemli hakim veya savci eliyle de yaptirabilir.

Madde 144 / Yeni Hali

Adalet hizmetleri ile savcilarin idari gorevleri yonunden Adalet Bakanliginca denetimi, adalet mufettisleri ile hakim ve savci mesleginden olan ic denetciler; arastirma, inceleme ve sorusturma islemleri ise adalet mufettisleri eliyle yapilir. Buna iliskin usul ve esaslar kanunla duzenlenir.

Sonucu

Adalet hizmetlerinin denetimi duzenlenecek.

Madde 145 / Eski Hali

Askeri yargi, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafindan yurutulur. Bu mahkemeler, asker kisilerin; askeri olan suclari ile bunlarin asker kisiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve gorevleri ile ilgili olarak isledikleri suclara ait davalara bakmakla gorevlidirler.

Askeri mahkemeler, asker olmayan kisilerin ozel kanunda belirtilen askeri suclari ile kanunda gosterilen gorevlerini ifa ettikleri sirada veya kanunda gosterilen askeri mahallerde askerlere karsi isledikleri suclara da bakmakla gorevlidirler.

Askeri mahkemelerin savas veya sikiyonetim hallerinde hangi suclar ve hangi kisiler bakimindan yetkili olduklari; kuruluslari ve gerektiginde bu mahkemelerde adli yargi hakim ve savcilarinin gorevlendirilmeleri kanunla duzenlenir.

Askeri yargi organlarinin kurulusu, isleyisi, askeri hakimlerin ozluk isleri, askeri savcilik gorevlerini yapan askeri hakimlerin mahkemesinde gorevli bulunduklari komutanlik ile iliskileri, mahkemelerin bagimsizligi, hakimlik teminati, askerlik hizmetinin gereklerine gore kanunla duzenlenir. Kanun, ayrica askeri hakimlerin yargi hizmeti disindaki askeri hizmetler yonunden askeri hizmetlerin gereklerine gore teskilatinda gorevli bulunduklari komutanlik ile olan iliskilerini de gosterir.

Madde 145 / Yeni Hali

Askeri yargi, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafindan yurutulur. Bu mahkemeler; asker kisiler tarafindan islenen askeri suclar ile bunlarin asker kisiler aleyhine veya askerlik hizmet ve gorevleriyle ilgili olarak isledikleri suclara ait davalara bakmakla gorevlidir. Devletin guvenligine, anayasal duzene ve bu duzenin isleyisine karsi suclara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde gorulur.

Savas hali haricinde, asker olmayan kisiler askeri mahkemelerde yargilanamaz.

Askeri mahkemelerin savas halinde hangi suclar ve hangi kisiler bakimindan yetkili olduklari; kuruluslari ve gerektiginde bu mahkemelerde adli yargi hakim ve savcilarinin gorevlendirilmeleri kanunla duzenlenir.

Askeri yargi organlarinin kurulusu, isleyisi, askeri hakimlerin ozluk isleri, askeri savcilik gorevlerini yapan askeri hakimlerin gorevli bulunduklari komutanlikla iliskileri, mahkemelerin bagimsizligi ve hakimlik teminati esaslarina gore kanunla duzenlenir.

Sonucu

Siviller artik askeri mahkemelerde yargilanmayacak.

Madde 146 / Eski Hali

Anayasa Mahkemesi onbir asil ve dort yedek uyeden kurulur.

Cumhurbaskani, iki asil ve iki yedek uyeyi Yargitay, iki asil ve bir yedek uyeyi Danistay, birer asil uyeyi Askeri Yargitay, Askeri Yuksek Idare Mahkemesi ve Sayistay genel kurullarinca kendi Baskan ve uyeleri arasindan uye tamsayilarinin salt cogunlugu ile her bos yer icin gosterecekleri ucer aday icinden; bir asil uyeyi ise Yuksekogretim Kurulunun kendi uyesi olmayan yuksekogretim kurumlari ogretim uyeleri icinden gosterecegi uc aday arasindan; uc asil ve bir yedek uyeyi ust kademe yoneticileri ile avukatlar arasindan secer.

Yuksekogretim kurumlari ogretim uyeleri ile ust kademe yoneticileri ve avukatlarin Anayasa Mahkemesine asil ve yedek uye secilebilmeleri icin, kirk yasini doldurmus, yuksekogrenim gormus veya ogrenim kurumlarinda en az onbes yil ogretim uyeligi veya kamu hizmetinde en az onbes yil fiilen calismis veya en az onbes yil avukatlik yapmis olmak sarttir.

Anayasa Mahkemesi, asil uyeleri arasindan gizli oyla ve uye tamsayisinin salt cogunlugu ile dort yil icin bir Baskan ve bir Baskanvekili secer. Suresi bitenler yeniden secilebilirler.

Anayasa Mahkemesi uyeleri, asli gorevleri disinda resmi veya ozel hicbir gorev alamazlar.

Madde 146 / Yeni Hali

Anayasa Mahkemesi onyedi uyeden kurulur.

Turkiye Buyuk Millet Meclisi; iki uyeyi Sayistay Genel Kurulunun kendi baskan ve uyeleri arasindan, her bos yer icin gosterecekleri ucer aday icinden, bir uyeyi ise baro baskanlarinin serbest avukatlar arasindan gosterecekleri uc aday icinden yapacagi gizli oylamayla secer. Turkiye Buyuk Millet Meclisinde yapilacak bu secimde, her bos uyelik icin ilk oylamada uye tam sayisinin ucte iki ve ikinci oylamada uye tam sayisinin salt cogunlugu aranir. Ikinci oylamada salt cogunluk saglanamazsa, bu oylamada en cok oy alan iki aday icin ucuncu oylama yapilir; ucuncu oylamada en fazla oy alan aday uye secilmis olur.

Cumhurbaskani; uc uyeyi Yargitay, iki uyeyi Danistay, bir uyeyi Askeri Yargitay, bir uyeyi Askeri Yuksek Idare Mahkemesi genel kurullarinca kendi baskan ve uyeleri arasindan her bos yer icin gosterecekleri ucer aday icinden; en az ikisi hukukcu olmak uzere uc uyeyi Yuksekogretim Kurulunun kendi uyesi olmayan yuksekogretim kurumlarinin hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarinda gorev yapan ogretim uyeleri arasindan gosterecegi ucer aday icinden; dort uyeyi ust kademe yoneticileri, serbest avukatlar, birinci sinif hakim ve savcilar ile en az bes yil raportorluk yapmis Anayasa Mahkemesi raportorleri arasindan secer.

Yargitay, Danistay, Askeri Yargitay, Askeri Yuksek Idare Mahkemesi ve Sayistay genel kurullari ile Yuksekogretim Kurulundan Anayasa Mahkemesi uyeligine aday gostermek icin yapilacak secimlerde, her bos uyelik icin, bir uye ancak bir aday icin oy kullanabilir; (Anayasa Mahkemesi’nce cikarilmistir) en fazla oy alan uc kisi aday gosterilmis sayilir. Baro baskanlarinin serbest avukatlar arasindan gosterecekleri uc aday icin yapilacak secimde de her bir baro baskani ancak bir aday icin oy kullanabilir ve (Anayasa Mahkemesi’nce cikarilmistir) en fazla oy alan uc kisi aday gosterilmis sayilir.

Anayasa Mahkemesine uye secilebilmek icin, kirkbes yasin doldurulmus olmasi kaydiyla; yuksekogretim kurumlari ogretim uyelerinin profesor veya docent unvanini kazanmis, avukatlarin en az yirmi yil fiilen avukatlik yapmis, ust kademe yoneticilerinin yuksekogrenim gormus ve en az yirmi yil kamu hizmetinde fiilen calismis, birinci sinif hakim ve savcilarin adaylik dahil en az yirmi yil calismis olmasi sarttir.

Anayasa Mahkemesi uyeleri arasindan gizli oyla ve uye tam sayisinin salt cogunlugu ile dort yil icin bir Baskan ve iki baskanvekili secilir. Suresi bitenler yeniden secilebilirler.

Anayasa Mahkemesi uyeleri asli gorevleri disinda resmi veya ozel hicbir gorev alamazlar.’

Sonucu

Anayasa Mahkemesi’nin yapisi tipki gelismis ulkelerdeki gibi cagdas ve genis katilimli bir sekle donusecek.

Madde 147 / Eski Hali

Anayasa Mahkemesi uyeleri altmisbes yasini doldurunca emekliye ayrilirlar.

Anayasa Mahkemesi uyeligi, bir uyenin hakimlik mesleginden cikarilmayi gerektiren bir suctan dolayi hukum giymesi halinde kendiliginden; gorevini saglik bakimindan yerine getiremeyeceginin kesin olarak anlasilmasi halinde de, Anayasa Mahkemesi uye tam sayisinin salt cogunlugunun karari ile sona erer.

Madde 147 / Yeni Hali

Anayasa Mahkemesi uyeleri oniki yil icin secilirler. Bir kimse iki defa Anayasa Mahkemesi uyesi secilemez. Anayasa Mahkemesi uyeleri altmisbes yasini doldurunca emekliye ayrilirlar. Zorunlu emeklilik yasindan once gorev suresi dolan uyelerin baska bir gorevde calismalari ve ozluk isleri kanunla duzenlenir.

Anayasa Mahkemesi uyeligi, bir uyenin hakimlik mesleginden cikarilmayi gerektiren bir suctan dolayi hukum giymesi halinde kendiliginden; gorevini saglik bakimindan yerine getiremeyeceginin kesin olarak anlasilmasi halinde de, Anayasa Mahkemesi uye tam sayisinin salt cogunlugunun karari ile sona erer.

Sonucu

Turkiye, Avrupa Birligi standartlarinda bir Anayasa Mahkemesi’ne kavusacak.

Madde 148 / Eski Hali

Anayasa Mahkemesi, kanunlarin, kanun hukmunde kararnamelerin ve Turkiye Buyuk Millet Meclisi Ictuzugunun Anayasaya sekil ve esas bakimlarindan uygunlugunu denetler. Anayasa degisikliklerini ise sadece sekil bakimindan inceler ve denetler. Ancak, olaganustu hallerde, sikiyonetim ve savas hallerinde cikarilan kanun hukmunde kararnamelerin sekil ve esas bakimindan Anayasaya aykiriligi iddiasiyla, Anayasa Mahkemesinde dava acilamaz.

Kanunlarin sekil bakimindan denetlenmesi, son oylamanin, ongorulen cogunlukla yapilip yapilmadigi; Anayasa degisikliklerinde ise, teklif ve oylama cogunluguna ve ivedilikle gorusulemeyecegi sartina uyulup uyulmadigi hususlari ile sinirlidir. �ekil bakimindan denetleme, Cumhurbaskaninca veya Turkiye Buyuk Millet Meclisi uyelerinin beste biri tarafindan istenebilir. Kanunun yayimlandigi tarihten itibaren on gun gectikten sonra, sekil bozukluguna dayali iptal davasi acilamaz; def’i yoluyla da ileri surulemez.

Anayasa Mahkemesi Cumhurbaskanini, Bakanlar Kurulu uyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargitay, Danistay, Askeri Yargitay, Askeri Yuksek Idare Mahkemesi Baskan ve uyelerini, Bassavcilarini, Cumhuriyet Bassavcivekilini, Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu ve Sayistay Baskan ve uyelerini gorevleriyle ilgili suclardan dolayi Yuce Divan sifatiyla yargilar.

Yuce Divanda, savcilik gorevini Cumhuriyet Bassavcisi veya Cumhuriyet Bassavcivekili yapar.

Yuce Divan kararlari kesindir.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diger gorevleri de yerine getirir.

Madde 148 / Yeni Hali

Anayasa Mahkemesi, kanunlarin, kanun hukmunde kararnamelerin ve Turkiye Buyuk Millet Meclisi Ictuzugunun Anayasaya sekil ve esas bakimlarindan uygunlugunu denetler ve bireysel basvurulari karara baglar. Anayasa degisikliklerini ise sadece sekil bakimindan inceler ve denetler. Ancak, olaganustu hallerde, sikiyonetim ve savas hallerinde cikarilan kanun hukmunde kararnamelerin sekil ve esas bakimindan Anayasaya aykiriligi iddiasiyla, Anayasa Mahkemesinde dava acilamaz.

Kanunlarin sekil bakimindan denetlenmesi, son oylamanin, ongorulen cogunlukla yapilip yapilmadigi; Anayasa degisikliklerinde ise, teklif ve oylama cogunluguna ve ivedilikle gorusulemeyecegi sartina uyulup uyulmadigi hususlari ile sinirlidir. �ekil bakimindan denetleme, Cumhurbaskaninca veya Turkiye Buyuk Millet Meclisi uyelerinin beste biri tarafindan istenebilir. Kanunun yayimlandigi tarihten itibaren on gun gectikten sonra, sekil bozukluguna dayali iptal davasi acilamaz; def’i yoluyla da ileri surulemez.

Herkes, Anayasada guvence altina alinmis temel hak ve ozgurluklerinden, Avrupa Insan Haklari Sozlesmesi kapsamindaki herhangi birinin kamu gucu tarafindan, ihlal edildigi iddiasiyla Anayasa Mahkemesine basvurabilir. Basvuruda bulunabilmek icin olagan kanun yollarinin tuketilmis olmasi sarttir.

Bireysel basvuruda, kanun yolunda gozetilmesi gereken hususlarda inceleme yapilamaz.

Bireysel basvuruya iliskin usul ve esaslar kanunla duzenlenir.

Anayasa Mahkemesi Cumhurbaskanini, Turkiye Buyuk Millet Meclisi Baskanini, Bakanlar Kurulu uyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargitay, Danistay, Askeri Yargitay, Askeri Yuksek Idare Mahkemesi Baskan ve uyelerini, Bassavcilarini, Cumhuriyet Bassavcivekilini, Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu ve Sayistay Baskan ve uyelerini gorevleriyle ilgili suclardan dolayi Yuce Divan sifatiyla yargilar.

Genelkurmay Baskani, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlari ile Jandarma Genel Komutani da gorevleriyle ilgili suclardan dolayi Yuce Divanda yargilanirlar.

Yuce Divanda, savcilik gorevini Cumhuriyet Bassavcisi veya Cumhuriyet Bassavcivekili yapar.

Yuce Divan kararlarina karsi yeniden inceleme basvurusu yapilabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdigi kararlar kesindir.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diger gorevleri de yerine getirir.

Yuce Divan kararlari kesindir.

Sonucu

Anayasa Mahkemesine bireysel basvuru hakki taninacak.

Madde 149 / Eski Hali

Anayasa Mahkemesi, Baskan ve on uye ile toplanir, salt cogunluk ile karar verir. Anayasa degisikliklerinde iptale ve siyasi parti davalarinda kapatilmaya karar verebilmesi icin beste uc oy coklugu sarttir.

�ekil bozukluguna dayali iptal davalari Anayasa Mahkemesince oncelikle incelenip karara baglanir.

Anayasa Mahkemesinin kurulusu ve yargilama usulleri kanunla; mahkemenin calisma esaslari ve uyeleri arasindaki isbolumu kendi yapacagi Ictuzukle duzenlenir.

Anayasa Mahkemesi Yuce Divan sifatiyla baktigi davalar disinda kalan isleri dosya uzerinde inceler. Ancak, gerekli gordugu hallerde sozlu aciklamalarini dinlemek uzere ilgilileri ve konu uzerinde bilgisi olanlari cagirabilir (Ek ibare: 23.7.1995-4121/14 md.) ve siyasi partilerin temelli kapatilmasi veya kapatilmasina iliskin davalarda, Yargitay Cumhuriyet Bassavcisindan sonra kapatilmasi istenen siyasi partinin genel baskanliginin veya tayin edecegi bir vekilin savunmasini dinler.

Madde 149 / Yeni Hali

Anayasa Mahkemesi, iki bolum ve Genel Kurul halinde calisir. Bolumler, baskanvekili baskanliginda dort uyenin katilimiyla toplanir. Genel Kurul, Mahkeme Baskaninin veya Baskanin belirleyecegi baskanvekilinin baskanliginda en az oniki uye ile toplanir. Bolumler ve Genel Kurul, kararlarini salt cogunlukla alir. Bireysel basvurularin kabul edilebilirlik incelemesi icin komisyonlar olusturulabilir.

Siyasi partilere iliskin dava ve basvurulara, iptal ve itiraz davalari ile Yuce Divan sifatiyla yurutulecek yargilamalara Genel Kurulca bakilir, bireysel basvurular ise bolumlerce karara baglanir.

Anayasa degisikliginde iptale, siyasi partilerin kapatilmasina ya da Devlet yardimindan yoksun birakilmasina karar verilebilmesi icin toplantiya katilan uyelerin ucte iki oy coklugu sarttir.

�ekil bozukluguna dayali iptal davalari Anayasa Mahkemesince oncelikle incelenip karara baglanir.

Anayasa Mahkemesinin kurulusu, Genel Kurul ve bolumlerin yargilama usulleri, Baskan, baskanvekilleri ve uyelerin disiplin isleri kanunla; Mahkemenin calisma esaslari, bolum ve komisyonlarin olusumu ve isbolumu kendi yapacagi Ictuzukle duzenlenir.

Anayasa Mahkemesi Yuce Divan sifatiyla baktigi davalar disinda kalan isleri dosya uzerinde inceler. Ancak, bireysel basvurularda durusma yapilmasina karar verilebilir. Mahkeme ayrica, gerekli gordugu hallerde sozlu aciklamalarini dinlemek uzere ilgilileri ve konu uzerinde bilgisi olanlari cagirabilir ve siyasi partilerin kapatilmasina iliskin davalarda, Yargitay Cumhuriyet Bassavcisindan sonra kapatilmasi istenen siyasi partinin genel baskanliginin veya tayin edecegi bir vekilin savunmasini dinler.’

Sonucu

Anayasa Mahkemesi’nin calisma usulu, cagdas bir yapiya kavusacak.

Madde 156 / Eski Hali

Askeri Yargitay, askeri mahkemelerden verilen karar ve hukumlerin son inceleme merciidir. Ayrica, asker kisilerin kanunla gosterilen belli davalarina ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Askeri Yargitay uyeleri birinci sinif askeri hakimler arasindan Askeri Yargitay Genel Kurulunun uye tamsayisinin salt cogunlugu ve gizli oyla her bos yer icin gosterecegi ucer aday icinden Cumhurbaskaninca secilir.

Askeri Yargitay Baskani, Bassavcisi, Ikinci Baskani ve daire baskanlari Askeri Yargitay uyeleri arasindan rutbe ve kidem sirasina gore atanirlar.

Askeri Yargitayin kurulusu, isleyisi, mensuplarinin disiplin ve ozluk isleri, mahkemelerin bagimsizligi, hakimlik teminati ve askerlik hizmetlerinin gereklerine gore kanunla duzenlenir.

Madde 156 / Yeni Hali

Askeri Yargitay, askeri mahkemelerden verilen karar ve hukumlerin son inceleme merciidir. Ayrica, asker kisilerin kanunla gosterilen belli davalarina ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Askeri Yargitay uyeleri birinci sinif askeri hakimler arasindan Askeri Yargitay Genel Kurulunun uye tamsayisinin salt cogunlugu ve gizli oyla her bos yer icin gosterecegi ucer aday icinden Cumhurbaskaninca secilir.

Askeri Yargitay Baskani, Bassavcisi, Ikinci Baskani ve daire baskanlari Askeri Yargitay uyeleri arasindan rutbe ve kidem sirasina gore atanirlar.

Askeri Yargitayin kurulusu, isleyisi, mensuplarinin disiplin ve ozluk isleri mahkemelerin bagimsizligi ve hakimlik teminati esaslarina gore kanunla duzenlenir.

Sonucu

Askeri Yargiya duzenleme getirilecek.

Madde 157 / Eski Hali

Askeri Yuksek Idare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmis olsa bile, asker kisileri ilgilendiren ve askeri hizmete iliskin idari islem ve eylemlerden dogan uyusmazliklarin yargi denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yukumlulugunden dogan uyusmazliklarda ilgilinin asker kisi olmasi sarti aranmaz.

Askeri Yuksek Idare Mahkemesinin askeri hakim sinifindan olan uyeleri, mahkemenin bu siniftan olan baskan ve uyeleri tam sayisinin salt cogunlugu ve gizli oy ile birinci sinif askeri hakimler arasindan her bos yer icin gosterilecek uc aday icinden; hakim sinifindan olmayan uyeleri, rutbe ve nitelikleri kanunda gosterilen subaylar arasindan, Genelkurmay Baskanliginca her bos yer icin gosterilecek uc aday icinden Cumhurbaskaninca secilir.

Askeri hakim sinifindan olmayan uyelerin gorev suresi en fazla dort yildir.

Mahkemenin Baskani, Bassavci ve daire baskanlari hakim sinifindan olanlar arasindan rutbe ve kidem sirasina gore atanirlar.

Askeri Yuksek Idare Mahkemesinin kurulusu, isleyisi, yargilama usulleri, mensuplarinin disiplin ve ozluk isleri, mahkemelerin bagimsizligi, hakimlik teminati ve askerlik hizmetlerinin gereklerine gore kanunla duzenlenir.

Madde 157 / Yeni Hali

Askeri Yuksek Idare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmis olsa bile, asker kisileri ilgilendiren ve askeri hizmete iliskin idari islem ve eylemlerden dogan uyusmazliklarin yargi denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yukumlulugunden dogan uyusmazliklarda ilgilinin asker kisi olmasi sarti aranmaz.

Askeri Yuksek Idare Mahkemesinin askeri hakim sinifindan olan uyeleri, mahkemenin bu siniftan olan baskan ve uyeleri tam sayisinin salt cogunlugu ve gizli oy ile birinci sinif askeri hakimler arasindan her bos yer icin gosterilecek uc aday icinden; hakim sinifindan olmayan uyeleri, rutbe ve nitelikleri kanunda gosterilen subaylar arasindan, Genelkurmay Baskanliginca her bos yer icin gosterilecek uc aday icinden Cumhurbaskaninca secilir.

Askeri hakim sinifindan olmayan uyelerin gorev suresi en fazla dort yildir.

Mahkemenin Baskani, Bassavci ve daire baskanlari hakim sinifindan olanlar arasindan rutbe ve kidem sirasina gore atanirlar.

Askeri Yuksek Idare Mahkemesinin kurulusu, isleyisi, yargilama usulleri, mensuplarinin disiplin ve ozluk isleri mahkemelerin bagimsizligi ve hakimlik teminati esaslarina gore kanunla duzenlenir.

Sonucu

Askeri mahkemelerde de mahkemelerin bagimsizligi ve hakim teminati saglanacak.

Madde 159 / Eski Hali

Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu, mahkemelerin bagimsizligi ve hakimlik teminati esaslarina gore kurulur ve gorev yapar.

Kurulun Baskani, Adalet Bakanidir. Adalet Bakanligi Mustesari Kurulun tabii uyesidir. Kurulun uc asil ve uc yedek uyesi Yargitay Genel Kurulunun, iki asil ve iki yedek uyesi Danistay Genel Kurulunun kendi uyeleri arasindan, her uyelik icin gosterecekleri ucer aday icinden Cumhurbaskaninca, dort yil icin secilir. Suresi biten uyeler yeniden secilebilirler. Kurul, secimle gelen asil uyeleri arasindan bir baskanvekili secer.

Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu; adli ve idari yargi hakim ve savcilarini meslege kabul etme, atama ve nakletme, gecici yetki verme, yukselme ve birinci sinifa ayirma, kadro dagitma, meslekte kalmalari uygun gorulmeyenler hakkinda karar verme, disiplin cezasi verme, gorevden uzaklastirma islemlerini yapar.Adalet Bakanliginin, bir mahkemenin veya bir hakimin veya savcinin kadrosunun kaldirilmasi veya bir mahkemenin yargi cevresinin degistirilmesi konusundaki tekliflerini karara baglar. Ayrica Anayasa ve kanunlarla verilen diger gorevleri yerine getirir.

Kurul kararlarina karsi yargi mercilerine basvurulamaz.

Kurulun gorevlerini yerine getirmesi, secim ve calisma usulleriyle itirazlarin Kurul bunyesinde incelenmesi esaslari kanunla duzenlenir.

Adalet Bakanliginin merkez kurulusunda gecici veya surekli olarak calistirilacak hakim ve savcilarin muvafakatlarini alarak atama yetkisi Adalet Bakanina aittir.

Adalet Bakani Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulunun ilk toplantisinda onaya sunulmak uzere, gecikmesinde sakinca bulunan hallerde hizmetin aksamamasi icin hakim ve savcilari gecici yetki ile gorevlendirebilir.

Madde 159 / Yeni Hali

Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu, mahkemelerin bagimsizligi ve hakimlik teminati esaslarina gore kurulur ve gorev yapar.

Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu yirmi iki asil ve oniki yedek uyeden olusur; uc daire halinde calisir.

Kurulun Baskani Adalet Bakanidir. Adalet Bakanligi Mustesari Kurulun tabii uyesidir. Kurulun, dort asil uyesi, nitelikleri kanunda belirtilen; yuksekogretim kurumlarinin hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarinda gorev yapan ogretim uyeleri, ust kademe yoneticileri ile avukatlar arasindan Cumhurbaskaninca, uc asil ve uc yedek uyesi Yargitay uyeleri arasindan Yargitay Genel Kurulunca, iki asil ve iki yedek uyesi Danistay uyeleri arasindan Danistay Genel Kurulunca, bir asil ve bir yedek uyesi Turkiye Adalet Akademisi Genel Kurulunca kendi uyeleri arasindan, yedi asil ve dort yedek uyesi birinci sinif olup, birinci sinifa ayrilmayi gerektiren nitelikleri yitirmemis adli yargi hakim ve savcilari arasindan adli yargi hakim ve savcilarinca, uc asil ve iki yedek uyesi birinci sinif olup, birinci sinifa ayrilmayi gerektiren nitelikleri yitirmemis idari yargi hakim ve savcilari arasindan idari yargi hakim ve savcilarinca, dort yil icin secilir. Suresi biten uyeler yeniden secilebilir.

Kurul uyeligi secimi, uyelerin gorev suresinin dolmasindan onceki altmis gun icinde yapilir. Cumhurbaskani tarafindan secilen uyelerin gorev sureleri dolmadan Kurul uyeliginin bosalmasi durumunda, bosalmayi takip eden altmis gun icinde, yeni uyelerin secimi yapilir. Diger uyeliklerin bosalmasi halinde, asil uyenin yedegi tarafindan kalan sure tamamlanir.

Yargitay, Danistay ve Turkiye Adalet Akademisi genel kurullarindan secilecek Kurul uyeligi icin her uyenin, birinci sinif adli ve idari yargi hakim ve savcilari arasindan secilecek Kurul uyeligi icin her hakim ve savcinin; ancak bir aday icin oy kullanacagi secimlerde, en fazla oy alan adaylar sirasiyla asil ve yedek uye secilir. Bu secimler her donem icin bir defada ve gizli oyla yapilir.

Kurulun, Adalet Bakani ile Adalet Bakanligi Mustesari disindaki asil uyeleri, gorevlerinin devami suresince; kanunda belirlenenler disinda baska bir gorev alamazlar veya Kurul tarafindan baska bir goreve atanamaz ve secilemezler.

Kurulun yonetimi ve temsili Kurul Baskanina aittir. Kurul Baskani dairelerin calismalarina katilamaz. Kurul, kendi uyeleri arasindan daire baskanlarini ve daire baskanlarindan birini de baskanvekili olarak secer. Baskan, yetkilerinden bir kismini baskanvekiline devredebilir.

Kurul, adli ve idari yargi hakim ve savcilarini meslege kabul etme, atama ve nakletme, gecici yetki verme, yukselme ve birinci sinifa ayirma, kadro dagitma, meslekte kalmalari uygun gorulmeyenler hakkinda karar verme, disiplin cezasi verme, gorevden uzaklastirma islemlerini yapar; Adalet Bakanliginin, bir mahkemenin kaldirilmasi veya yargi cevresinin degistirilmesi konusundaki tekliflerini karara baglar; ayrica, Anayasa ve kanunlarla verilen diger gorevleri yerine getirir.

Hakim ve savcilarin gorevlerini; kanun, tuzuk, yonetmeliklere ve genelgelere (hakimler icin idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapip yapmadiklarini denetleme; gorevlerinden dolayi veya gorevleri sirasinda suc isleyip islemediklerini, hal ve eylemlerinin sifat ve gorevleri icaplarina uyup uymadigini arastirma ve gerektiginde haklarinda inceleme ve sorusturma islemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu Baskaninin oluru ile Kurul mufettislerine yaptirilir. Sorusturma ve inceleme islemleri, hakkinda sorusturma ve inceleme yapilacak olandan daha kidemli hakim veya savci eliyle de yaptirilabilir.

Kurulun meslekten cikarma cezasina iliskin olanlar disindaki kararlarina karsi yargi mercilerine basvurulamaz.

Kurula bagli Genel Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter, birinci sinif hakim ve savcilardan Kurulun teklif ettigi uc aday arasindan Kurul Baskani tarafindan atanir. Kurul mufettisleri ile Kurulda gecici veya surekli olarak calistirilacak hakim ve savcilari, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Kurula aittir.

Adalet Bakanliginin merkez, bagli ve ilgili kuruluslarinda gecici veya surekli olarak calistirilacak hakim ve savcilar ile adalet mufettislerini ve hakim ve savci mesleginden olan ic denetcileri, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Adalet Bakanina aittir.

Kurul uyelerinin secimi, dairelerin olusumu ve isbolumu, Kurulun ve dairelerin gorevleri, toplanti ve karar yeter sayilari, calisma usul ve esaslari, dairelerin karar ve islemlerine karsi yapilacak itirazlar ve bunlarin incelenmesi usulu ile Genel Sekreterligin kurulus ve gorevleri kanunla duzenlenir.’

Sonucu

HSYK, demokratik bir yapiya kavusacak.

Madde 166 / Eski Hali

Ekonomik, sosyal ve kulturel kalkinmayi, ozellikle sanayi ve tarimin yurt duzeyinde dengeli ve uyumlu bicimde hizla gelismesini, ulke kaynaklarinin dokum ve degerlendirilmesini yaparak verimli sekilde kullanilmasini planlamak, bu amacla gerekli teskilati kurmak Devletin gorevidir.

Planda milli tasarrufu ve uretimi artirici, fiyatlarda istikrar ve dis odemelerde dengeyi saglayici, yatirim ve istihdami gelistirici tedbirler ongorulur; yatirimlarda toplum yararlari ve gerekleri gozetilir; kaynaklarin verimli sekilde kullanilmasi hedef alinir. Kalkinma girisimleri, bu plana gore gerceklestirilir.

Kalkinma planlarinin hazirlanmasina, Turkiye Buyuk Millet Meclisince onaylanmasina, uygulanmasina, degistirilmesine ve butunlugunu bozacak degisikliklerin onlenmesine iliskin usul ve esaslar kanunla duzenlenir.

Madde 166 / Yeni Hali

Ekonomik, sosyal ve kulturel kalkinmayi, ozellikle sanayi ve tarimin yurt duzeyinde dengeli ve uyumlu bicimde hizla gelismesini, ulke kaynaklarinin dokum ve degerlendirilmesini yaparak verimli sekilde kullanilmasini planlamak, bu amacla gerekli teskilati kurmak Devletin gorevidir.

Planda milli tasarrufu ve uretimi artirici, fiyatlarda istikrar ve dis odemelerde dengeyi saglayici, yatirim ve istihdami gelistirici tedbirler ongorulur; yatirimlarda toplum yararlari ve gerekleri gozetilir; kaynaklarin verimli sekilde kullanilmasi hedef alinir. Kalkinma girisimleri, bu plana gore gerceklestirilir.

Kalkinma planlarinin hazirlanmasina, Turkiye Buyuk Millet Meclisince onaylanmasina, uygulanmasina, degistirilmesine ve butunlugunu bozacak degisikliklerin onlenmesine iliskin usul ve esaslar kanunla duzenlenir.

Ekonomik ve sosyal politikalarin olusturulmasinda hukumete istisari nitelikte gorus bildirmek amaciyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kurulus ve isleyisi kanunla duzenlenir.

Sonucu

Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulacak.

12 Eylul 2010 Referandum DUZENLEMELERi
Kadin-erkek esitligi konusunda alinacak tedbirler, Anayasanin esitlik ilkesine aykiri olarak yorumlanamayacak. Cocuklar, yaslilar ve ozurluler ile harp ve vazife sehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler icin alinacak tedbirler esitlik ilkesine aykiri sayilmayacak.

KiSiSEL VERiLERiN KORUNMASi
Herkes kendisi ile ilgili kisisel verilerin korunmasini isteme hakkina sahip olacak. Bu hak, kisinin kendisiyle ilgili kisisel veriler hakkinda bilgilendirme, bu verilere erisme, bunlarin duzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaclari dogrultusunda kullanilip kullanilmadigini ogrenmeyi de kapsayacak. Kisisel veriler ancak kanunda ongorulen hallerde veya kisinin acik rizasi ile islenebilecek.

YURT DiSiNA CiKiS YASAGi
Yurt disina cikma hurriyeti, ancak suc sorusturmasi veya kovusturmasi nedeniyle ve hakim karariyla sinirlandirabilecek.

COCUK iSTiSMARi
Her cocuk, korunma ve bakimdan yararlanma, yuksek yararina acikca aykiri olmadikca ana ve babasi ile kisisel ve dogrudan iliski kurma ve surdurme hakkina sahip olacak. Devlet, her turlu istismara karsi cocuklari koruyucu tedbirleri alacak.

SENDiKA VE TOPLU SOZLESME
Ayni is kolunda birden fazla sendikaya uye olunabilecek.

Memurlara ve diger kamu gorevlilerine toplu sozlesme yapma hakki taninacak. Toplu sozlesme yapilmasi sirasinda uyusmazlik cikmasi halinde, taraflar Kamu Gorevlileri Kuruluna basvurabilecek. Kurul kararlari, kesin ve toplu sozlesme hukmunde olacak. Toplu sozlesme emeklilere de yansitilacak.

Greve katilan iscilerin ve sendikanin kasitli veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan is yerinde neden olduklari maddi zarardan sendika sorumlu tutulamayacak. Siyasi amacli grev ve lokavt, dayanisma grevi ve lokavti, genel grev ve lokavt, is yeri isgali, is yavaslatma, verim dusurme ve diger direnislere iliskin yasaklar kaldirilacak.

KAMU DENETCiLiGi KURUMU
“Kamu Denetciligi Kurumu” (ombudsmanlik) olusturulacak. Kurum, TBMM Baskanligina bagli olarak kurulacak ve idarenin isleyisi ile ilgili sikayetleri inceleyecek. Kamu basdenetcisi TBMM tarafindan gizli oyla ve 4 yil icin secilecek.

Milletvekilliginin dusurulmesi uygulamasi kaldirilacak.

TBMM Baskanlik Divani 2. donem sonuna kadar gorev yapacak.

YUKSEK ASKERi SURA KARARLARi
Yuksek Askeri Suranin (YAS) terfi islemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayirma haric, her turlu ilisik kesme kararlarina karsi yargi yolu acilacak.

idari yargi, idari eylem ve islemlerin hukuka uygunlugunun denetimi ile sinirli olacak, “yerindelik denetimi” yapilamayacak.

TOPLU SOZLESME HAKKi
Memurlara verilen uyarma ve kinama cezalari yargi denetimine acilacak.

Adalet hizmetleri ile savcilarin idari gorevleri yonunden Adalet Bakanliginca denetimi, adalet mufettisleri ile hakim ve savci mesleginden olan ic denetciler; arastirma, inceleme ve sorusturma islemleri ise adalet mufettislerince yapilacak.

ASKERi YARGi
Askeri yarginin gorev alani yeniden belirlenecek. Askeri yargi, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafindan yurutulecek. Askeri mahkemeler, asker kisiler tarafindan islenen askeri suclar ile bunlarin asker kisiler aleyhine veya askerlik hizmet ve gorevleriyle ilgili olarak isledikleri suclara ait davalara bakmakla gorevli olacak.

Devletin guvenligine, anayasal duzene ve duzenin isleyisine karsi suclara ait davalar, her durumda adliye mahkemelerinde gorulecek.

Siviller, savas hali disinda askeri mahkemelerde yargilanamayacak.

ANAYASA MAHKEMESiNiN YAPiSi
Anayasa Mahkemesi yeniden yapilandirilacak. Halen 11 asil 4 yedek uyeli Anayasa Mahkemesi, 17 asil uyeden olusacak. TBMM, 2 uyeyi, Sayistay Genel Kurulunun gosterdigi 3′er aday arasindan, 1 uyeyi ise baro baskanlarinin avukatlar arasindan gosterecegi 3 aday arasindan gizli oyla sececek.

Cumhurbaskani, 3 uyeyi Yargitay, 2 uyeyi Danistay, 1 uyeyi Askeri Yargitay, 1 uyeyi Askeri Yuksek idare Mahkemesince gosterilecek 3′er aday icinden; en az ikisi hukukcu olmak uzere 3 uyeyi ise YOK’un kendi uyesi olmayan yuksek ogretim kurumlari ogretim uyeleri arasindan gosterecegi 3′er aday icinden sececek. Cumhurbaskani, 4 uyeyi de ust kademe yoneticileri, serbest avukatlar, 1. sinif hakim ve savcilar ile en az 5 yil raportorluk yapmis Anayasa Mahkemesi raportorleri arasindan belirleyecek.

Anayasa Mahkemesi iki bolum ve Genel Kurul halinde calisacak. Bolumler, baskanvekilinin baskanliginda 4 uyenin katilimi ile toplanacak. Genel Kurul ise mahkeme baskaninin veya baskanin belirleyecegi baskanvekilinin baskanliginda en az 12 uye ile toplanacak. Bolumler ve genel kurul, kararlarini salt cogunluk ile alacak.

Siyasi partilere iliskin dava ve basvurulara, iptal ve itiraz davalari ile Yuce Divan sifatiyla yurutulecek yargilamalara, Genel Kurul bakacak.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa degisikliginde iptale, siyasi partilerin kapatilmasina ya da devlet yardimindan yoksun birakilmasina karar verilebilmesi icin toplantiya katilan uyelerin ucte iki oy cokluguyla karar alacak.

Sekil bozukluguna dayali iptal davalari, Anayasa Mahkemesince oncelikle incelenip karara baglanacak.

Anayasa Mahkemesi, Yuce Divan sifatiyla baktigi davalar disinda kalan isleri, dosya uzerinden inceleyecek. Ancak, bireysel basvurularda durusma yapilmasina karar verilebilecek. Mahkeme, gerekli gordugu hallerde sozlu aciklamalarini dinlemek uzere ilgilileri ve konu uzerinde bilgisi olanlari cagirabilecek, siyasi partilerin kapatilmasina iliskin davalarda, Yargitay Cumhuriyet Bassavcisindan sonra kapatilmasi istenen siyasi partinin genel baskanliginin veya tayin edecegi bir vekilin savunmasini dinleyecek.

Anayasa Mahkemesi uyeleri arasindan gizli oyla ve uye tamsayisinin salt cogunlugu ile 4 yil icin bir baskan ve iki baskanvekili secilecek. Gorev suresi bitenler yeniden secilebilecek.

Anayasa Mahkemesi uyeleri 12 yil icin secilecek. Bir kisi 2 defa uyelige secilemeyecek. 12 yildan once yas sinirini dolduran uye emekliye ayrilacak.

Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek uyeleri “asil uye” sifatini kazanacak.

YUCE DiVAN
Anayasa Mahkemesine kisisel basvuru yapilabilecek.

Meclis Baskani, Genelkurmay Baskani, kuvvet komutanlari ile Jandarma Genel Komutani da gorevleriyle ilgili suclardan dolayi Yuce Divanda yargilanacak. Yuce Divan kararlarina karsi yeniden inceleme basvurusu yapilabilecek. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucu verdigi kararlar kesin olacak.

Askeri Yargitay ve Askeri Yuksek idare Mahkemesi uyeleri icin “hakimlik teminati” gecerli olacak.

HSYK’NiN YAPiSi
Hakimler ve Savcilar Yuksek Kurulu (HSYK) yeniden yapilandirilacak. HSYK’nin halen 7 olan uye sayisi 22′e, 5 olan yedek uye sayisi ise 12′a cikarilacak. HSYK, 3 daire halinde calisacak.

HSYK’nin Baskani, Adalet Bakani olmaya devam edecek. Adalet Bakanligi Mustesarinin Kurulda yer almasi uygulamasi da surecek.

Kurulun, 4 asil uyesi, yuksek ogretim kurumlarinin hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarinda gorev yapan ogretim uyeleri, ust kademe yoneticileri ile avukatlar arasindan Cumhurbaskaninca; 3 asil ve 3 yedek uyesi, Yargitay uyeleri arasindan Yargitay Genel Kurulunca; 2 asil ve 2 yedek uyesi, Danistay uyeleri arasindan Danistay Genel Kurulunca; 1 asil ve 1 yedek uyesi, Turkiye Adalet Akademisi Genel Kurulunca kendi uyeleri arasindan; 7 asil ve 4 yedek uyesi, birinci sinif olup, birinci sinifa ayrilmayi gerektiren nitelikleri yitirmemis adli yargi hakim ve savcilari arasindan adli yargi hakim ve savcilarinca; 3 asil ve 2 yedek uyesi idari yargi hakim ve savcilari arasindan idari yargi hakim ve savcilarinca dort yil icin secilecek. Suresi biten uyeler yeniden secilebilecek.

Kurul uyeligi secimi, uyelerin gorev suresinin dolmasindan onceki 60 gun icinde yapilacak.

Kurulun “meslekten cikarma” cezasina iliskin kararlarina itiraz yolu getirilecek. Kurulun diger kararlarina karsi yargi mercilerine basvurulamayacak.

HSYK’nin mevcut asil ve yedek uyelerinin gorevleri, secildikleri surenin sonuna kadar devam edecek.

yasar on Temmuz 7th, 2010

Bu gün öğrencilermle bir soru üzerinde durdum. Kominike olmak nedir? Biz kimlerle kominike olabiliriz?

Başlangıçta şunu belirtelim. Biz başkalarıyla kominike halindeyiz. Sıradan bir insan bu soruya başkalarıyla iletişim halinde olduğumuz bilinciyle bu cevabı verebilir. Bunun dışında eşya ile,diğer canlılar ile,en önemlisi yaratıcı ile sürekli iletişim halindeyiz. Birincinin farkındayız. İkinci ve üçüncünün de farkında olan gelişmiş ruhlar vardır. En önemlisi olan yaratıcı ile kominike olmak köklü bir bilinç, tekamül etmiş bir ruh ve sağlam bir iman gerektirir. Çevremizde böyle insanlar vardır. Çoğu insan bu türlü kişilere kamil insan sıfatını verirler.

Ben bu görüşe katılmakla beraber bunun eksik olduğu kanaatindeyim. Çoğu kişinin aklına getirmediği fakat sürekli beni meşgul eden başkgöremeyiza bir komike hali olup olmamasıdır. Bence var. Hatta bunların hepsini içine alan kominikasyon. İnsanın kendisi ile olan iletişimi.Biz çoğu zaman ormana bakmaktan ağaçları göremeyiz. İnsanın kendine yönelmesi kendi iç denizinde yelken açıp yolculuk yapması bazan diğer bütün iletişim hallerimizle irtibatlı olduğumuz bilincini bizde geliştirecektir. Kendi ruhumuzda başkalarını,eşyayı, diğer canlıları ve yaratanı bulacağız.Hatta yaratanı dış dünyada asla bulamayız. O nu ancak kendi ruh derinliklerimizde bulabiliriz.

Güzelliklerle kalın…

yasar on Temmuz 6th, 2010

          İnsan adil olabilirmi? Bu soruya verilecek  cevap bizim bir çok konudaki duruşumuzu da ortaya koyacaktır. Biz bu soruya felsefi bir tarz yaratarak cevap vereceğiz.

           İnsan istekleri ğöz önüne alındığında adaleti cokluğun içerisinde aramamız gerekecektir. Bu durum bizi bir çıkmazla karşı karşıya bırakıyor. herkesin inancına uygun, beklentilerini karşılayacak bir adaleti biz nerede bulacağız? Tek insan olarak yola çıkarsak bu aradığımız şeyi bulmamız mümkün olmayacaktır. O zaman adaleti başka bir yöntemle arayıp bulmak gerekir.

         Kurulu düzen ve inançlar bu isteğimizi karşılayabilir. Evrende mutlak bir düzen olduğuna göre bu düzenin bir sahibi olduğuna göre biz adaleti burada aramalıyız.Biz mutlak güç sahibinin mutlak adalet sahibi olduğuna inanıyoruz. İnsanın da  Allah’ın bir parçası olduğu inancı ortak bir inancımız olduğuna göre biz insanlar kendi adaletimizi oluşturabiliriz. Adalet duygusu bize doğuştan yaratıcı tarafından zaten verilmiştir. Yalnız adalet oluşturmak her insanın yapabileceği bir iş değildir. Mutlak adalet sahibinden ilham almak ve gelişmiş bir ruh bu yüksek adaleti sağlayabilir. Bunun için inanç ve bilgi elitlerine ihtiyaç vardır.

           Böyle bir istek geleneksel eğitim anlayışımızı sorgulamak ve yeni bir felsefe oluştuma ihtiyacınıda beraberinde getirir. Bize düşen görev bu problemi çözebilecek yeni yaklaşımlar geliştirmektir.